Sürdürülebilir tarımı rayına oturtamadık

Eskişehir’de 1-4 Haziran tarihleri arasında, sessiz sedasız bir kongre gerçekleştirildi. 1.Ulusal Toprak ve Su Kaynakları Kongresi…
Kongre, başta Eskişehir Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü olmak üzere; önderliğini TC Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’nün yaptığı, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörlüğünün desteği ile gerçekleşti.
Kongre, dünyada stratejik bir öneme sahip olan toprak ve su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve yönetilmesi gibi hayati önem taşıyan konuların tartışılması ve elde edilen bulguların paylaşılması amacıyla düzenlendi.
Prof. Dr. Ahmet Mermut ve Prof. Dr. Rıza Kanber çağrılı sunumları ile başlayan Kongre 4 gün sürdü, konunun uzmanları akademisyenler sözlü bildiri ve poster sunumu yaptı.
İki yılda bir düzenlenerek gelenekselleştirilmesine karar verilen Kongre’nin sonuç bildirgesi de yayınlandı.
Uygun ekolojik koşullara sahip olmasına karşın, Türkiye’de sürdürülebilir bir tarımsal üretim planlaması henüz rayına oturtulamadığının altının çizildiği Kongre’de, sürdürülebilir tarımın gerçekleştirilebilmesi için:
1)-Ekonomik yönden uygulanabilir, bugün ve gelecekte çiftçiler ve üreticiler için yeterli gelir sağlayan,
2)-Toprak, hava, suyu bilinçli kullanan, çevreye uyumlu ve doğayı koruyan,
3)-Sosyal açıdan kabul edilebilir nitelikte, üreticilerin ihtiyaçlarını dikkate alan, yeni teknolojilere ve bölgesel değerlere uygun,
4)-Politik yönden desteklenebilir tohum, gübre ve kredi kullanımı ile ürünün değerinde satılmasını sağlayan bir tarım sisteminin oluşturulması gerekiyor.
Bu dört öğeden birinin göz ardı edilmesinin, istenilen başarının sağlamasını zorlaştırdığı belirtiliyor.

Sonuç Bildirgesi yayınlandı

Kongreden çıkarılan sonuçlar da ana başlıklarıyla şöyle:
*Ülkemiz toprak ve su kaynakları potansiyellerinin çok altında ve yanlış kullanılmaktadır.
*Türkiye'de çok önemli toprak ve su kirlenmesi sorunu yaşanmaktadır.
*Sulamada toprak-bitki-su ve toprak-su-insan ilişkileri ile ilgili sorunlar da bulunmaktadır.
* Su mevzuatı günün şartlarına uygun olarak yeniden gözden geçirilmeli ve su yönetimindeki çok başlılık giderilmelidir.
* Konuyla ilgili olarak bir sivil inisiyatif oluşturulmalı
*Toprak ve su ile ilgili kurum ve kuruluşların kapatılmaması, aksine altyapılarının geliştirilmesi ve güçlendirilmesi gerekir.
Kongre’de, yukarıda sıralanan sorunların çözümü için tarla düzeyinde su ve toprağa sahip çıkacak, geçmişte büyük hizmetleri olan ancak bugün kapatılmış olan “Toprak-Su Genel Müdürlüğü” benzeri bir birimin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı içinde yeniden kurulması yaşamsal önem kazandı.
Konu edilen çalışmaların devamını ve eşgüdümünün sağlanması için bu kongrelerin iki yılda bir (tekli yıllarda-2011-2013-2015…) yapılması uygun bulundu.
Ayrıntılar için, Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün “www.topraksukongre.org” web adresine bakabilirsiniz.

Ambalajlı su sektörü büyüyor

Bu sayıda bizim de ana konularımızdan biri su ve maden suyu… Ambalajlı su sektörü, 2010’da da büyümeye devam ediyor. Bu yıl Türkiye'de su pazarı hacminin yaklaşık 9,5 milyar litreye ulaşması ve sektördeki toplam cironun yaklaşık 3,2 milyar TL’ye ulaşması bekleniyor.
Ambalajlı su sektöründe mevcut endüstriyel kapasite kullanım oranının % 40 seviyelerinde. Bir başka deyişle, Türkiye’de ambalajlı su tüketiminin artması durumunda sektörün mevcut kurulu kapasite ile bu ihtiyacı rahatlıkla karşılayabilecek.

Gelecek sayıda buluşmak üzere,

Hoşça kalın.