Ocak 2010 - Sayı: 110    anasayfa / editör / abonelik /  reklam / künye / iletişim   
 
            
 
 

 

 

 
 

Gıda Güvenliği Kongresi gelenekselleştirilecek

Gıda Güvenliği Derneği (GGD) koordinatörlüğünde 4 Aralık 2009 Cuma günü İstanbul Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi’nde “1. Gıda Güvenliği Kongresi” gerçekleştirildi. Bu kongrenin sonunda bir de bildirge yayınlandı. Gıda güvenliğinin bir disiplin olarak yerleşmesi ve yaygınlaşmasını amaçlayan kongre kapsamındaki sunumların özetlendiği bildirge, toplam 27 maddeden oluşuyor.
İlk defa yapılan kongreye yerli ve yabancı 51 konuşmacı katıldı. “Tarladan sofraya” tedarik zinciri boyunca yer alan tüm temel halkalar sekiz ayrı oturumda ele alındı. Gıda güvenliği ve ilişkili konuların bilimsel platformda tartışıldığı kongreyi bilim adamları, bürokratlar, sanayiciler, tüketici örgütleri ve basın izledi.
Her yıl geleneksel olarak tekrarlanacak olana kongrenin ikincisi, 9-10 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilecek.
Merak edenlere duyurulur, Kongrenin 27 maddelik bildirgesine gelecek sayıda yer vereceğiz.

Yağda “sahtecilik” dönemi kapanacak

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi’nin Avrupa Birliği mevzuatına uyumu çerçevesinde Zeytinyağı ve Prima Yağı Tebliği’ni değiştirdi. Tebliğe göre, yağda “sahtecilik” dönemi tarihe karışacak. 8 Ocak 2010’da yürürlüğe giren yeni tebliğ ile yüzde 100 sızma zeytinyağı olarak satılan yağlara pamuk ve fındık gibi yağların “kolon sızması” olarak tanımlanan yöntemle ısıl işlemden geçirilerek piyasaya sunulması engellenecek.
Halen faaliyet gösteren ve tebliğ hükümlerine uyum göstermeyen işyerlerine 3 Ağustos 2010 tarihine kadar süre verildi. Bu süre içerisinde gerekli düzenlemeleri yapmayanların faaliyetine izin verilmeyecek. Bu tarihten sonra ise zeytinyağının tat ve koku özelliklerinin tespitini ortaya koyan “Natürel Yemeklik Zeytinyağlarının Duyusal Özelliklerinin Tespiti” zorunlu hale getirilecek. Duyarlılık testisiyle zeytinyağının tat ve koku özelliklerinin birleşimi olan nefaset (nefis olma durumu) özellikleri tespit edilecek.

140 milyonluk “ekonomi”: Rusya Federasyonu

Rusya Federasyonu, 17 milyon kilometrekareye yayılmış büyük bir ülke. 140 milyon nüfusu var.
Rusya, büyük bir ekonominin temeli olan doğal kaynaklara, insan gücüne sahip dünyadaki belli başlı ülkelerden biri.
GSYİH sektörel dağılımı da şöyle: Tarım % 4,1 Sanayi % 61,1 Hizmetler % 54,8 (2007)
rişli olmadığından üretim, Rusya’nın güney bölgeleri ile batı Sibirya’da gerçekleştiriliyor.
Ülkenin kuzeyinde ise hayvancılığa ağırlık veriliyor. Ülkenin tarım için elverişli olmayan coğrafi koşulları ve üç yılda bir hüküm süren kuraklık ülke topraklarının yalnızca % 32’sini tarım için kullanılabilir kılıyor.
Ülke topraklarının % 45’i ise ormanlık araziden oluşuyor. Kereste en önemli ihraç kalemlerinden biri.
SSCB döneminde de Türkiye’nin önemli bir ticaret ortağı konumunda olan Rusya ile ticari ilişkiler 1992 yılında Birliğin dağılmasından sonra da artarak devam etti. Coğrafi yakınlık, Türkiye-Rusya ticari ve ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde önemli bir avantaj sağlıyor.
1998 yılı Rusya’da yaşanan ekonomik kriz sonrasında Türkiye-Rusya dış ticaret hacminde önemli ölçüde azalma meydana geldi ve ticaret hacmindeki daralma 1999 yılında da devam etti. Rusya Federasyonu genel ihracatımızda 10. sıraya düşerken, ithalatımızda 5. sıraya yükseldi. Türkiye-Rusya dış ticaretindeki açık, 1997 yılından itibaren artarak devam etti.
TC Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İstanbul İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nin hazırladığı rapora dergimizde geniş yer ayırdık.
Bu raporun tamamını 50-60. sayfalarda bulabilirsiniz.

Şubat sayımızda buluşmak üzere,
Hoşça kalın.