Süt ve süt ürünlerinde çeşitlilik arttı
Süt ve süt ürünlerinin büyük bir bölümünün kolayca bozulabilen yapıda
olması ihracatta raf ömrü nispeten daha uzun, daha fazla katma değer
yaratan ürünleri öne çıkarıyor. Nitekim peynir ihracat açısından önemli
ürünler arasında en yüksek paya sahip. Bunu tereyağı izliyor. Özellikle
son yıllarda bir başka süt ürünü olan dondurmada da ihracat açısından
önemli gelişmeler kaydedildi.
Sektörde üretim yapısının daha çok küçük aile işletmelerinden oluşmasına
karşın son yıllarda süt ve süt ürünleri konusunda yatırımlar hız
kazanarak üretimde oldukça yüksek miktarlarda artışlar gözlenmiştir.
Gelir artışı ve tüketicilerin beslenme konusunda daha bilinçli
davranmaya başlamalarından dolayı geleneksel metotlarla üretilen süt
ürünlerine yönelik talep azalmaya başlamış ve işlenme derecesi en
azından pastörize düzeyinde olan sütlerden üretilen ürünler ağırlık
kazanmaya başlamıştır.
Tablo¬1: Yıllar itibarıyla Türkiye'de süt ve süt ürünleri üretimi (1000
Ton)
|
Ürün |
|
1996 1997 1998 1999
2000 2001 2002 2003 2004 2005* |
|
İşlenmiş içme sütü 278 320 350 340 370
365 415 457 485 510 |
|
Yoğurt 680 735 772 800
870 890 910 940 975 1010 |
|
Beyaz peynir 179 190 200 200 220
224 230 240 250 265 |
|
Kaşar peynir 44 47 50 52
55 53 55 65 72 80 |
|
Tereyağı 122 122 124 124
133 132 134 143 150 158 |
Ülkemizde süt ve süt ürünleri tüketiminin gelişmiş
ülkelerin tüketimi ile karşılaştırıldığında oldukça düşük düzeyde
bulunması, sektörde yabancı yatırımların yapılmasına neden olmuştur. Bu
yatırımlar ağırlıklı olarak ortaklık düzeyinde gerçekleşti. Bunun
sebebinin yabancı firmaların iç pazararahat girebilmek için yerli
firmalar tarafından kurulan dağıtım ağlarından faydalanmayı tercih
etmelerinden kaynaklanıyor.
Süt ve süt ürünleri işletmeleri ağırlıklı olarak Ege ve Marmara
bölgelerinde kurulmuş olup, hayvancılığa yapılan yatırımlara paralel
olarak özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin de
gelecek yıllarda önemli üretim merkezleri haline geleceği düşünülüyor.
Süt tüketim alışkanlığının daha da yaygın hale getirilmesine yönelik
olarak üretici firmalar Ar-Ge faaliyetlerine hız vererek iç pazara yeni
ürünler (laktoz şekeri içermeyen süt, belirli yaş gruplarının
ihtiyaçlarına yönelik hazırlanmış süt vb.) sunmaya başladılar. Bu
ürünlerin daha çok belirli tüketici gruplarına yönelik olarak üretildiği
dikkat çekiyor.
Bu konudaki bir başka gelişme de geleneksel ürünlerin de (ayran, kaymak
ve geleneksel peynir çeşitleri) modern işleme yöntemleri ile işlenerek
pazara sunulmalarıyla ilgili. Bunun yanı sıra batı ülkelerinde tüketimi
yaygın halde bulunan süt ürünleri de günümüzde birçok firma tarafından
Türkiye’de üretilmeye başlandı.
Bu ürünler arasından özellikle meyveli yoğurt ve mozerella peyniri
yıllar itibarıyla
tüketim açısından giderek artan bir trend gösteriyor. Dondurma
üretiminde ise yabancı sermayeli yatırımlar ağırlıkta ve üretimin önemli
kısmını gerçekleştiriyor. Pazarın doymamış olmasından dolayı, yerli
firmalar da bu konudaki yatırımlarını hızlandırdılar.
Bunun yanı sıra yerel çeşitlerde (Maraş dondurması gibi) pazara
sunuluyor.
Süt ve süt ürünleri dış ticareti
Süt ve süt ürünlerinin büyük bir bölümünün kolayca bozulabilen yapıda
olması ihracatta raf ömrü nispeten daha uzun, daha fazla katma değer
yaratan ürünleri öne çıkarıyor. Peynir ihracat açısından önemli ürünler
arasında en yüksek paya sahip. Bunu tereyağı izliyor. Özellikle son
yıllarda bir başka süt ürünü olan dondurmada da ihracat açısından önemli
gelişmeler kaydedildi. (Tablo 2).
Tablo 2. Türkiye’nin yıllar itibarıyla toplam süt ve süt ürünleri
ihracatı ve ithalatı (Miktar: ton, değer: 1000 $)
|
İ T H A L A T |
|
|
1990 |
1995 |
2000 |
2001 |
2002 |
2003 |
2004 |
|
Süt |
Miktar |
33 |
128 |
213 |
685 |
906 |
2 049 |
2 915 |
|
Değer |
41 |
85 |
138 |
501 |
690 |
2 083 |
3 377 |
|
Süt tozu |
Miktar |
39 |
239 |
318 |
174 |
107 |
262 |
510 |
|
Değer |
144 |
310 |
699 |
435 |
236 |
482 |
830 |
|
Yoğurt |
Miktar |
200 |
300 |
237 |
306 |
59 |
74 |
345 |
|
Değer |
104 |
63 |
314 |
297 |
83 |
226 |
357 |
|
Peyniraltı suyu |
Miktar |
- |
1 |
298 |
2 855 |
4 577 |
5 659 |
5 276 |
|
Değer |
- |
6 |
212 |
1 684 |
2 279 |
2 353 |
2 734 |
|
Tereyağı |
Miktar |
126 |
307 |
95 |
115 |
134 |
85 |
76 |
|
Değer |
433 |
779 |
353 |
305 |
430 |
272 |
285 |
|
Peynir ve lor |
Miktar |
3 241 |
4 976 |
4 751 |
4 730 |
7 593 |
8 842 |
10 672 |
|
Değer |
7 324 |
11 331 |
12 947 |
13 002 |
19 979 |
24 262 |
27 771 |
|
Genel Toplam |
Miktar |
3 639 |
5 951 |
5 914 |
8 868 |
13 377 |
16 974 |
19 795 |
|
Değer |
8 046 |
12 574 |
14 667 |
16 226 |
23 699 |
29 682 |
35 357 |
|
İ H R A C A T |
Süt |
Miktar |
33 |
195 |
18 |
29 |
105 |
114 |
202 |
|
Değer |
34 |
116 |
12 |
13 |
80 |
122 |
197 |
|
Süt tozu |
Miktar |
10 379 |
6 266 |
7 216 |
2 620 |
5 556 |
12 041 |
11 881 |
|
Değer |
9 796 |
13 268 |
12 093 |
5 683 |
8 733 |
20 660 |
25 228 |
|
Yoğurt |
Miktar |
17 |
38 |
98 |
28 |
324 |
325 |
338 |
|
Değer |
20 |
59 |
148 |
54 |
337 |
413 |
502 |
|
Peyniraltı suyu |
Miktar |
1 982 |
1 705 |
1 365 |
669 |
436 |
527 |
535 |
|
Değer |
1 570 |
1 778 |
1 086 |
606 |
548 |
603 |
1 631 |
|
Tereyağı |
Miktar |
2 403 |
3 206 |
3 865 |
1 683 |
3 306 |
5 175 |
4 293 |
|
Değer |
3 003 |
6 942 |
6 869 |
2 773 |
4 958 |
8 803 |
10 209 |
|
Peynir ve lor |
Miktar |
1 534 |
2 785 |
5 722 |
3 716 |
4 449 |
3 362 |
5 366 |
|
Değer |
3 047 |
5 561 |
11 746 |
6 394 |
8 666 |
9 136 |
16 517 |
|
Genel Toplam |
Miktar |
16 348 |
14 195 |
18 284 |
8 745 |
14 176 |
21 544 |
22 615 |
|
Değer |
17 470 |
27 724 |
31 954 |
15 523 |
23 322 |
39 737 |
54 284 |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türkiye’nin süt ürünleri satabildiği ülkelerin
başında Azerbaycan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Suudi
Arabistan ve Irak ile KKTC, ABD, Makedonya ve Yugoslavya geliyor.
Özellikle peynir ihracatında son yıllarda ABD, Irak ve Lübnan önde gelen
ülkeler arasında yer alıyor.
Türkiye süt ürünleri ithalatçısı ülkelere yakınlığı nedeni ile avantajlı
bir konumda bulunuyor. Özellikle Rusya Federasyonu ve Ortadoğu ülkeleri,
dünyadaki önemli süt ürünleri ithalatçısı ülkeler arasında başta
geliyor. Bu ülkelerin hedef pazar olarak değerlendirilmesinin yararlı
olacağı belirtiliyor.
Süt ve süt ürünlerinin ithalatı AB üyesi ülkeler başta olmak üzere,
KKTC, Ukrayna, ABD, Avustralya, Moldovya, Hırvatistan ve İsviçre’den
yapılıyor. Adı geçen bu ülkelerden ağırlıklı olarak tereyağı ve süt tozu
ithal ediliyor. Süt tozuna % 150, tereyağına % 140 oranında gümrük
vergisi uygulanmaktadır. Yüksek gümrük vergi oranlarından ötürü söz
konusu bu ürünler, ağırlıklı olarak Dahilde İşleme Rejimi (DİR)
kapsamında ithal ediliyor ve yurtiçinde farklı ürünlerin (çikolata,
bisküvi vb.) üretiminde kullanıldıktan sonra ihraç ediliyor. 2004
yılında ithal edilen süt tozunun yaklaşık % 100’ü, tereyağının ise %
32’si DİR kapsamında ithal edildi.
İşletme sayısı ve büyüklüğü
Türkiye’de tarımsal işletme olarak da anlaşılan ve tarımla uğraşan hane
halkı olarak ifade edilen birimlerin sayısı en son 2001 yılı Genel Tarım
Sayımında tespit edildi. Bu sayımın sonuçlarına göre bütün köyler ile
nüfusu 5000’in altına olan yerleşim birimlerinde tarımla uğraşan hane
halkı sayısı 3.076.650 ve işletmelerin ortalama arazi varlığı 60 da
olarak hesaplanıyor. Söz konusu işletmelerin % 2,36’sında hayvansal
üretim, % 30,22’sinde bitkisel üretim, geri kalan % 67,42’sinde ise
bitkisel ve hayvansal üretim bir arada yapılıyor.
Nüfusu 25 bin ve altında olan yerleşim birimleri esas alındığında
tarımla uğraşan hane halkı sayısı 4.106 983’e yükseliyor. Yani
Türkiye’de nüfusu 5-25 bin arasında olan yerleşim birimlerinde oturan
ailelerden yaklaşık bir milyonu tarımla uğraşıyor.
Genotipler
Türkiye’de hayvansal üretime önemli katkıda bulunan ve tanımlanabilir
genotipik çeşitlilik gösteren türlere ilişkin bazı değerlendirmeler:
Sığır: Daha önce belirtildiği gibi 2004 yılı Türkiye sığır varlığı
yaklaşık 10 milyon baştır. Bunun % 21’i kültür ırkı, % 44’ü kültür ırkı
melezi ve % 35’i de yerli ırk olarak tanımlanmaktadır (Tablo 3).
Tablo 3. Tarımsal bölgeler sığır varlığında çeşitli genotiplerin (kültür
ırkı, kültür ırkı melezi ve yerli ) ve Türkiye sığır varlığında
bölgelerin payı (%)
|
BÖLGELER |
Bölge sığır varlığında genotiplerin
payı (%) |
Türkiye sığır varlığında bölgenin payı
(%) |
|
Kültür Irkı |
Kültür Irkı Melezi |
Yerli Genotip |
Top. |
Kültür Irkı |
Kültür Irkı Melezi |
Yerli Genotip |
Toplam
Sığır |
|
1 |
Ortakuzey |
19,33 |
48,27 |
32,40 |
100 |
11,21 |
13,43 |
11,12 |
12,15 |
|
2 |
Ege |
45,04 |
39,19 |
15,77 |
30,83 |
12,87 |
6,39 |
14,34 |
|
3 |
Marmara |
47,60 |
47,47 |
4,93 |
15,71 |
7,52 |
0,96 |
6,91 |
|
4 |
Akdeniz |
14,66 |
69,62 |
15,72 |
4,47 |
10,18 |
2,83 |
6,38 |
|
5 |
Kuzeydoğu |
5,31 |
35,36 |
59,33 |
4,11 |
13,14 |
27,19 |
16,22 |
|
6 |
Güneydoğu |
6,71 |
23,27 |
70,02 |
3,47 |
5,78 |
21,43 |
10,83 |
|
7 |
Karadeniz |
12,01 |
48,96 |
39,03 |
7,83 |
15,31 |
15,05 |
13,65 |
|
8 |
Ortadoğu |
12,47 |
47,47 |
40,06 |
5,76 |
10,52 |
10,94 |
9,67 |
|
9 |
Ortagüney |
35,40 |
49,89 |
14,71 |
16,63 |
11,25 |
4,09 |
9,84 |
|
|
Türkiye |
20,95 |
43,65 |
35,40 |
100 |
DİE kayıtlarından 2004 yılı
için düzenlenmiştir
Genotip gruplarının bölgelere dağılımında önemli farklılıklar mevcuttur.
Örneğin Türkiye’de yerli ırk olarak tanımlanan sığırların yaklaşık üçte
ikisi 5., 6. ve 7. Tarımsal Bölgelerde yetiştiriliyor. Bunlardan
Kuzeydoğu olarak isimlendirilen 5. bölgede Türkiye sığır varlığının
yaklaşık % 16’sı barındırılmakta ve bölge sığırlarının % 60’ını yerli
ırklar oluşturuyor.
Toplam sığır varlığında kültür ırkı sığırların payının en yüksek olduğu
yerler 2., 3. ve 9. Tarımsal Bölgeler ve bu üç bölge Türkiye kültür ırkı
sığır varlığının % 63’ünü barındırıyor.
Kültür ırkı melezleri, Türkiye sığır varlığının neredeyse yarısı kadar.
Melez sığırların payının en düşük olduğu bölge, % 23 ile 6. bölge, en
yüksek olduğu bölge de % 70 ile 4. bölge. Sığır genotip gruplarının
payları bakımından bölgeler arası farklılık oldukça dikkat çekici.
Koyun: Türkiye koyun varlığı yaklaşık 25,2 milyon baş olup, bunun %
96,4’ü yerli, % 3,6’sı Merinos olarak tanımlanıyor. Türkiye koyun
varlığının yaklaşık üçte biri (% 32,97) 6. tarımsal bölgede
barındırılıyor (Tablo 18). Buna karşılık 3. ve 7. Tarımsal Bölgeler,
Türkiye koyun varlığının sırasıyla % 3,1 ve 3,5’ine sahip. Koyun
yetiştiriciliği 6., 5. ve 9. bölgelere yoğunlaşmakta ve yaklaşık 750 bin
baş merinosun yarısının 1. bölgede olduğu hesaplanabiliyor. Türkiye’de
koyun varlığının büyük bölümünü ülkenin yerli ırkları oluşturuyor.
Tablo 4. Türkiye Koyun ve keçi varlığında tarımsal bölgelerin payı (%)
|
|
Koyun |
Kıl Keçisi |
Ankara Keçisi |
|
BÖLGELER |
Yerli
|
Merinos |
Toplam |
|
Ortakuzey |
7,85 |
53,42 |
9,23 |
5,52 |
70,48 |
|
Ege |
10,27 |
13,81 |
10,38 |
19,99 |
0,98 |
| |