Cumartesi, Ağustos 13, 2022
Ana SayfaSöyleşi“Türkiye'ye daha fazla yatırım yapmaya açığız”

“Türkiye’ye daha fazla yatırım yapmaya açığız”

“Türkiye’de bir üretim tesisimiz var ve şu anda kapasitesini artırıyoruz; yeni fırsatlara açığız ve aktif olarak yeni teknolojiler arıyoruz” diyen Kerry Ortadoğu Türkiye ve Pakistan Genel Müdürü İnanç Işık sorularımızı yanıtladı.

-Sayın Işık, Türkiye’de bir üretim tesisiniz mevcut mu ya da kurma planınız var mı?

Tuzla-İstanbul’da üretim tesisimiz var. 2015 yılında Krater markasını satın alarak bu üretim tesisimize sahip olduk.

-Türkiye’deki üretim hacminiz nedir?

Kerry halka açık bir şirket olduğu için her zaman küresel rakamları paylaşıyoruz. Bu yüzden sadece Türkiye rakamlarını paylaşamıyoruz. Ama şunu söyleyebilirim; Bu yıl çok güzel ve güçlü bir başlangıç yaptık. Yılın ilk yarısında güçlü sonuçlar elde ettik.

İki kanalda faaliyet gösteriyoruz. Bunlardan biri, yiyecek ve içecek üreticileri tarafından kullanılan tat ve beslenme bileşenleridir. Diğeri ise ev dışı tüketim kanalı dediğimiz otel, restoran ve kafe noktaları için ürünler. Her ikisi de çok ciddi bir büyüme yaşadı. İki kanalın da farklı dinamikleri var.

Ev dışı tüketim, Kovid nedeniyle zor bir dönem geçirdi. 2019’da, Kovid’den bir yıl önce, Türkiye’de turizm ve ev dışı tüketim güçlüydü, ancak salgın bunu değiştirdi; ev dışı tüketimde ciddi bir düşüş yaşandı. Ancak ev dışı tüketimi bugün 2019 ile karşılaştırdığımızda, 2019’daki rakamlarımızın epey üstündeyiz ve ev dışı kanalın geri döndüğünü güvenle söyleyebiliriz.

-Bu büyümeyle beraber üretimde ve kapasitede bir artış öngörüyor musunuz?

Evet, öngörüyoruz. Tuzla’daki fabrikamızda iki hattımız vardı; artan talebi karşılamak için üçüncü üretim hattımızı devreye alıyoruz.

Tat ve besleyicilik bileşenleri büyürken aynı zaman bir gelişme de görüyoruz. Müşterilerimizin ihracat kanallarında da güçlü bir gelişim var. Müşterimizin temel sorunu, dünyadaki tedarik sorunlarının yarattığı ulaşılabilirlik. Geçen yıl, hammaddelerde erişilebilirlik sorunları olacağını öngördük ve bunu yaşadık. Bu nedenle artık herkes müşterilerine hızlı bir şekilde hizmet verebilmek için envanterini güçlendirmeye çalışıyor. Dolayısıyla ihracattan gelen taleple birlikte burada ciddi bir dinamizm var.

-Her iki kanal için de başka yeni marka eklemeyi planlıyor musunuz? Türkiye’de satın almayı düşündüğünüz benzer markalar var mı? Yoksa stratejiniz markaları kendi Ar-Ge merkezlerinizde hazırlayıp büyütüp sahaya çıkartmak mı yoksa hazır güçlü bir markayı bünyenize katmak mı?

Ev dışı tüketim noktalarında hizmet verdiğimiz kanalımızda çeşitli markalarımız bulunuyor. Çoğu global markalar ve bazıları da Türkiye’deki Krater gibi yerel markalar.

Da Vinci Gurme içecek sosları, şurupları, smoothie’leri, frappe’leri, 2018 yılında Türkiye pazarına sunduğumuz global markaların güzel bir örneği. Bu yıl premium segmentte lider marka haline geldi.

Diğer bir küresel marka ise dondurulmuş meyve ve sebze püreleri, dondurulmuş meyvelerden oluşan Ravifruit’tir. Ravifruit ile üst segment patisserie’lerin lezzetli ve kaliteli hamur işleri oluşturmasına yardımcı oluyoruz.

Krater, Türkiye’deki pastacılık sektörüne hizmet veren tanınmış, kaliteli bir marka. Krater’in ürün portföyü desteklemek üzere yerel Ar-Ge yeteneklerimiz var ve yakın zamanda yerel lezzet tercihleri ve tüketici beklentilerine yanıt veren başarılı bir dondurma grubu geliştirdik.

-Yakında hangi yeni ürünleri görebiliriz?

İşimizin büyük bir kısmı müşterilerimizle birlikte ürünler geliştirmek. Bu nedenle bazı tüketici markalarımız olsa da, katkıda bulunduğumuz ürünlerle, Türk tüketicilerin günlük hayatının parçası olan pek çok gıdanın bir parçasıyız. Büyük yiyecek ve içecek şirketleriyle ortaklıklarımız var.

Onlarla birlikte çeşitli ürünler, yeni lezzetler yaratıyor, marketlerde tüketiciye sunulan gıdaların besleyicilik profilini geliştiriyoruz. Patates cipsi markalarının barbekü ve peynir aromalı cips gibi yeni lezzetler piyasaya sürmelerine destek oluyoruz. Türkiye’deki tüketicilere probiyotik çay ürünleri sunan bir üretici ile de başarılı ve yenilikçi bir işbirliğimiz var.

-Gıda hammaddesi tedarikindeki zorlukları açıklayabilir misiniz? Örneğin, Çin’den bir hammadde getirilemiyorsa, nereden tedarik ediyorsunuz?

Tüm gıda şirketleri hammadde tedariki ve tedarik zinciri ile ilgili sorunlarla karşı karşıyalar. Müşteri ihtiyaçlarını karşılamak için dünyanın dört bir yanından malzeme tedarik etmeye devam ediyoruz.

-50. yıl mottonuz “Genişleyen Ufuklar” ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Piyasalar her zaman dinamiktir ve Kerry stratejisi sürekli ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde geliştirilmiştir. Kerry ekibi yaratıcı, problem çözümüne odaklıdır. Firmamızın temel değerlerinden ikisi girişimci ruh ve çözüm odaklılıktır. Genişleyen Ufuklar; aslında, olasılıklar çağında kurulmuş ve her zaman geleceğe dönük stratejilere sahip Kerry’nin DNA’sının bir yansımasıdır. Genişleyen Ufuklar, Kerry’nin müşterilerinin güvenilir partneri olmasının yanında çalışanları için de canlı bir çalışma ortamını geliştirmesi demektir.

-Ukrayna veya Rusya’da bir üretim tesisiniz var mı? Varsa nasıl etkilendi?

Ukrayna’da ortaya çıkan durumu sürekli izledik ve yaşanan insani krizi dehşet içinde takip ettik.

Çalışanlar da dahil olmak üzere paydaşlarla yapılan kapsamlı istişarelerin ardından Rusya ve Belarus’taki faaliyetlerimizi askıya aldık. Bu durum meslektaşlarımıza ödeme yapmaya ve yasal yükümlülüklerimizi yerine getirmeye devam edeceğimiz bir şekilde yönetiliyor.

Ukraynalı meslektaşlarımızı ve ailelerini Grup genelinde desteklemek, Dünya Gıda Programı ile ortaklığımız ve My Community girişimimizle bölgeye sürekli insani destek sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz.

-Önemli bir büyümeden söz ettiniz. Bu büyüme nereden geldi?

Bahsettiğim  gibi ev dışı tüketim bizim için, Türk toplumu için bir vazgeçilmez ve sürekli de kendini yenileyen bir alan. Türkiye’de toplam ev dışı tüketim noktasının 600 bin adet olduğunu öngörüyoruz. 2 yıldır Kovid süreci herkesi çok yordu o yüzden de insanlar kendini daha fazla ödüllendirme ihtiyacı hissediyor, sosyalleşme ihtiyacı hissediyorlar. Bu sebeple ev dışı tüketimde ciddi bir artış görüyoruz.

-Horeca kanalı ile ilgili neler söyleyebilirsiniz? Pandemiden sonra bu yeni tür beslenme trendleriyle ilgili bir profil değişikliği oldu mu?  Oralarda ne yapıyorlar?

Şöyle söyleyebilirim, Horeca bu sene geri dönüyor. Sağlıklı beslenme trendi de devam ediyor. Bitkisel bazlı protein alternatifleri gelişmeye devam ediyor ve bunu özellikle zincir fast food’larda görmeye başladık. Bu konuda öncüler. Zamanla bağımsız noktalar da onları takip edecektir

Sağlıklı beslenme de tüketici için bir öncelik. Türkiye’de Kovid sırasında yaptığımız araştırmalar, tüketicilerin % 63’ünün beslenmede daha fazla sağlık yararı beklediğini gösteriyor. “Hangi sağlık etkisini görmek istersiniz” gibi sorulara, “Bağışıklık sistemimi destekleyecek besin istiyorum” yanıtını aldık.

-Yani insanlar yaşam tarzlarını değiştirmeye mi başladılar?

Evet öyle. Şehirleşme, hızlı yaşam, evde kahvaltı yapamama vb. zaten gıda alışkanlıklarını değiştirmişti. Bunun üzerine, Kovid de eklenince insanlar bilinçli bir tercih yaparak sağlıklı bir beslenme modeline yöneldi. Türkiye’de ilk sırada bağışıklık sistemi destekleyiciler geliyor. İki sırada enerji verici besinler, ardından da kemik ve eklem destekleyiciler geliyor.

-Kerry’in CEO’su  alternatif proteinlerin önümüzdeki 50 yıl içerisinde alternatif proteinlerin itici güç olacağını söyledi. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sorumlu olduğunuz pazarlarda tüketiciler alternatif proteinlere uyum sağlayacaklarını düşünüyor musunuz? Siz 50 yıl içinde alternatif proteinleri üretiminde alışkanlıklarda nasıl bir değişime dönüşüm gösterebileceğini düşünüyorsunuz? Özellikle Ortadoğu ve Türkiye biraz alternatif proteinlere uzak noktalar…

Tüketiciler bitki bazlı gıda alternatiflerine epey ilgi gösteriyor. Türk tüketicilerin yarısından fazlası bitkisel kaynaklardan üretilen et alternatiflerini denemeye istekli. Bu nedenle, mesele tüketicilerin ilgisini çekmemesinden ziyade endüstrinin sağlıklı ve lezzetli bir ürün yelpazesi sunarak bu ihtiyaçları karşılamaya ne kadar hazır olduğu sorusu. Kerry’de, müşterilerimizin bitki bazlı gıdalar üretmesine ve bu alanda yenilikler yapmasına yardımcı olacak benzersiz bir çözüm portföyümüz var.

-Tüketicinin buna hazır olduğunu düşünüyor musunuz? Türkiye, Ortadoğu ve daha çevresini baz alırsak çok etçil bir toplumuz.  Pozitif de yaklaşmıyoruz bu duruma.  Bu konuda herhangi bir araştırmanız var mı?

Türkiye’de araştırmalarımız devam ediyor. Şunu söyleyeyim, bitkisel proteinin hedef kitlesi yalnızca veganlar ve vejetaryenler değil. Hem et hem de et alternatiflerini tüketen, bitki bazlı gıdaların da büyümesini yönlendiren ana tüketici grubu. Bu grup etin tadına ve dokusuna sahip, ancak daha sağlıklı bitki bazlı ürünler istiyor. Bu tüketiciler aktif olarak et ve süt tüketimini azaltmaya çalışırken, bitki bazlı ürünlerden lezzet beklentileri de et ve süt ürünlerine yakın.

Dolayısıyla alternatif proteinler söz konusu olduğunda beklentileri yüksek ve lezzetten ödün vermek istemiyorlar. Tüketicilerin alternatiflere olan ilgisinin artması, markaların tüketicilerin tercih edeceği yenilikçi, besleyici ve lezzetli bitki bazlı gıdalar yaratarak artan talebe yanıt vermeleri için bir fırsat.

-McDonald’s’ın böyle bir isteği oldu. Marulu eritmeyen köfte istediler. Bunun için bir Ar-Ge yapıldı. Hamburgerin içine köfte eklendiğinde marul artık erimiyordu. Bitki bazlıydı ancak tadı berbattı. Yine de piyasaya sürdüler. Böyle talepler var mı?

Var. Aslında bitkisel proteinin üç temel hammaddesi var. Bir tanesi protein bazı, buğday, bezelye, pirinç; ne kullanıyorsanız. Bir diğeri onu bir arada tutan bağlayıcı çözümler. Üçüncüsü de içine koyduğunuz lezzet çözümleri yani doğal aromalar veya çeşniler. Kerry, gıda endüstrisindeki en geniş füme ve ızgara lezzet yelpazesine sahip. Bu, et ürünlerinde daha özgün ve benzersiz lezzet profilleri oluşturmamızı sağlıyor.

Kerry’nin entegre çözüm portföyü tüm bunları müşterilerimize sunuyor. Markalar, Kerry’nin hem protein bazlı hem et ürünleri için özel olarak tasarlanmış malzemeler, baharatlar, soslar, füme ve ızgara lezzetleri, gıda koruyucuları, fermantasyon ve tat maddeleri gibi çözümleri ile yarattıkları lezzetli ve besleyici ürünleri tüketicilere sunuyorlar.

-Grubun konumu nedir? Nasıl konumlandırıyorsunuz? Gelecekte başka yatırımlar yapmayı düşünüyor musunuz?

Grubun konumlaması aslında bizim Türkiye’dekine çok paralel yani lezzet ve sağlıklı beslenme. Tüketici satın alma kriteri lezzettir.  Tadını beğenmediği bir şeyi isterse sağlıklı olsun, birinci kez alsa da ikinci kere almaz. Lezzet ve besleyicilik ürünlerinde lider olan Kerry, beslenme trendlerine ve tüketici ihtiyaçlarına cevap verecek çözümler üretmeye devam ediyor.

Sürdürülebilirlik projelerimiz, politikalarımız, yeni yatırımlarımız ve satın almalarımız bu çerçevede yürütülüyor. Türkiye’de bir üretim tesisimiz var ve şu anda kapasitesini artırıyoruz; yeni fırsatlara açığız ve aktif olarak yeni teknolojiler arıyoruz. Şirket stratejimizle uyumlu fırsatlar bulabilirsek, Türkiye’ye daha fazla yatırım yapmaya da açığız.

Son Gönderiler
spot_img

Popüler Gönderiler