Yerel zincirler buluştu

Uluslararası Yerel Zincirler Buluşuyor Konferansı ve Fuarı, ilk gününde TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç’un katılımıyla açıldı.

Perakende sektöründeki iş yapış biçimlerinde ve tüketici alışkanlıklarındaki değişime dikkat çeken TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu; “Perakende sektöründe ve gıda perakendesinde alternatifler çoğaldı. Yerel zincirler atak içerisinde. İçinde bulunduğumuz dönemde bu alternatifler arasında yerel marketlerin nasıl ayrışacağına bugünden cevap bulmak zorundasınız. Eskiden en işlek caddede mağaza, market sahibi olmak önemliydi. Artık dünyanın en değerli arazisi, akıllı telefonun ekranı oldu” dedi. Hisarcıklıoğlu yerel zincirlerin gelecekte başarılı olması için 5 öneriyi de katılımcılarla paylaştı.

Konuşmasında perakende sektörünün kendisi için özel bir anlam taşıdığını ifade eden Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç; “Bizim kökümüz bu sektöre dayanıyor. Koç Topluluğu kurucumuz Rahmetli Vehbi Koç’un bir asır önce mütevazi bir perakendeci olarak müthiş bir yolculuğa çıkmasıyla ve doğrudan insana dokunan ve insanı çok iyi analiz etmeyi gerektiren bu sektörde edindiği vizyon sayesinde bu günlere gelebildik” dedi.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından düzenlenen organize gıda perakende sektörünün en büyük buluşması olan Yerel Zincirler Buluşuyor Fuar ve Konferansı YZB 2021, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç’un katılımıyla açıldı.

“Yerel zincirler son yıllarda atak içinde”

Üretim, tedarik ve lojistiğin son ayağı olan perakende sektörünün, değer zincirinin müşteriyle buluştuğu çok büyük bir organizasyon olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu; “Perakende bu ülkenin ekonomisinin barometresi, istihdam fabrikası. Yerel, ulusal ve uluslararası zincirlerin oluşturduğu bu üçlü saç ayağında, yerel perakendecilerimiz, yani sizler son yıllarda çok ciddi bir atak içindesiniz. Birçok uluslararası firmanın da bulunduğu ulusal perakende pastasındaki payınızı her geçen sene artırıyorsunuz.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu çatısı altında toplanan yerel market zincirleri olarak, üretici ve tüketici arasında önemli bir köprü vazifesi görüyorsunuz. Ülke ekonomisinin hem ulusal hem de yereldeki gelişmesine ciddi oranda katkı sağlıyorsunuz. Bu bağlamda, yerel zincirlerin güçlerini birleştirerek dernekleşmiş ve derneklerin de federasyon altında birleşmiş olmasını, sektörümüzde birlik sağlamak ve ortak sesimizin daha gür çıkmasını mümkün kılmak açısından çok önemsiyorum. Allah birliğinizi, dirliğinizi bozmasın” dedi.

Yerel zincirlerin geleceği için 5 önemli tavsiye

Tüketicilerin geçmişte alışverişi tek noktadan yaptığını, günümüzde ise yerel zincirlerin yanı sıra indirim marketleri, ulusal marketler, benzin istasyonlarındaki marketler, tanzim satışlar, Tarım Kredi Kooperatifleri, e-ticaret siteleri ve hızlı teslimat şirketlerinin yer aldığını belirten M. Rifat Hisarcıklıoğlu yerel zincirlere şu tavsiyelerde bulundu: “Alternatifler çoğalıyor. Bu alternatifler içerisinde yerel marketler nasıl ayrışacak sorusuna cevap bulmak zorundasınız. Eskiden en işlek caddede mağaza, market sahibi olmak önemliydi. Şimdi dünyanın en değerli arazisi akıllı telefonun ekranı oldu. Şirketinin veya ürününün ya mobil uygulaması olacak ya da geliştirilen mobil bir uygulamanın içerisinde yer alacaksın. Mobil uygulamalar tüketicilere, müthiş kolaylık sağlıyor. Mobil uygulamalar üzerinden şirket veya ürününüze ulaşılıp ulaşılamadığı, tüketici tercihlerinde çok ama çok önemli. İkincisi; gücünüzün farkında olun ve ortaklık yapıp, ortak hareket etme kültürü geliştirin. Üçüncüsü yerel markalarla iş birliğinizi artırın. Yerel üretici markaları ortak paydaşınız olarak kurgulayın. Birlikte büyüyün. Dördüncüsü şehirlerin markalaşmasına yatırım yapın. Unutmayın, artık ülkeler değil şehirler rekabet ediyor. Şehrin markasının parçası olun. Olun ki, şehrin markasıyla birlikte büyüyün. Sonuncusu ise akıntıya kürek çekmeyin. TOBB olarak, her zaman, sektörümüzün yanında olacak.”

“Ne iş yapıyorsanız yapan inovasyon kültürüne yatırım yapın”

Organizasyonda perakende sektörünün kendileri için özel bir anlam taşıdığını ifade eden Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç; “Bizim kökümüz bu sektöre dayanıyor. Koç Topluluğu kurucumuz Rahmetli Vehbi Koç’un bir asır önce mütevazi bir perakendeci olarak müthiş bir yolculuğa çıkmasıyla ve doğrudan insana dokunan ve insanı çok iyi analiz etmeyi gerektiren bu sektörde edindiği vizyon sayesinde bu günlere gelebildik. O yüzden benim için bugün sizlerle olmak çok önemliydi” dedi.

Konuşmasında dünyadaki büyük değişim ve dönüşümü vurgulayan Koç, koronavirüs pandemisi nedeniyle bu dönüşümün çok daha hızlandığına dikkat çekti. “Dünya genelinde ekonomik, ekolojik ve siyasi değişimleri hep beraber anlamaya çalışıyor ve hayatımıza yön vermeye çalışıyoruz. Hiçbir şekilde eşi benzeri görülmemiş hızla karşımıza çıkan bu değişimler nedeniyle müthiş bir sis var önümüzde. Ancak büyük risklerin yanında büyük fırsatlar getirdiğini de unutmamak gerek” dedi. Perakendenin, ekonomideki dalgalanmaların en hızlı görüldüğü sektörlerden biri olduğunu belirten Koç, dünyadaki siyasal, sosyal ve çevresel sorunların iş dünyası liderlerine önemli misyonlar yüklediğini vurguladı ve sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekti. İş dünyası liderlerine ise “İşletmenizin büyüklüğü ne olursa olsun ya da ne iş yapıyorsanız yapın inovasyon kültürüne yatırım yapın” mesajı verdi. Belirsizlik içerisinde çevik kararlar alabilen, faaliyetlerini hızla yeniden şekillendirebilecek esnekliğe sahip olan ve sadece ürün ve hizmetlerini değil günlük operasyonlarına da inovasyon penceresinden bakarak, girişimciliği teşvik eden bir işletme anlayışının, şirketleri riskler karşısında güçlü kılacağını vurguladı.

“Hedefi günü kurtarmak olarak belirleyenlerin geleceği olamaz”

Konuşmasında küresel konjonktürde yaşananlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ali Y. Koç, “Hepimiz Afganistan’daki kadınların, kız çocuklarının başına gelebilecekler için üzülüyoruz. Endişe verici haberler, görüntüler ulaşmaya başladı bile… Bir kez daha Türk milletinin yüz yıl önce Mustafa Kemal Atatürk gibi bir dâhinin önderliğinde çıktığı medeniyet yolunun ne kadar kıymetli olduğunu görüyoruz. Üzerimize düşen, onun gösterdiği istikametten şaşmadan, azimle ilerlemek, bütün değer ve ilkelerine ulusça sahip çıkmaktır.

Konuşmasında Türkiye – Avrupa Birliği ilişkilerinin stratejik önemine de dikkat çeken Koç, her iki taraf için de ekonomik potansiyelin ötesinde anlam taşıyan bu ilişkiye ilişkin, “Avrupalı bir Türkiye ve Türkiyeli bir Avrupa, tartışmasız kazan-kazan demektir. Umarım Avrupalılar ülkemizle ilişkilerinin kısa vadeli al-ver hesaplarına, göçmen pazarlığına indirgenemeyecek kadar önemli olduğunu tekrar hatırlar ve anlayabilirler. Umarım biz de her şeyden önce kendi selametimiz için yeniden iddialı bir reform ajandası şekillendirir, herkesi heyecanlandıran yeni bir başarı hikâyesi yaratabiliriz” dedi.

Geleceği şekillendiren önemli bir diğer dinamiğin yeşil dönüşüm olduğunu anlatan Ali Y. Koç: “Yeşil dönüşüm dinamiğini, geleceğimiz açısından çok önemli sürdürülebilirlik olgusundan ayrı değerlendirmek mümkün değil. Sürdürülebilirlik odaklı çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim, şirketler açısından stratejik bir zorunluluk haline geliyor. Sadece hissedarlarının değil, toplumsal tüm paydaşlarının ihtiyaçlarını gözeten, sürdürülebilir değer yaratmaya odaklanan şirketlerin uzun vadede daha başarılı oldukları şimdiden net bir şekilde rakamlarla görülüyor. Buna paydaş kapitalizmi deniyor. Sadece hissedarlarının değil, toplumsal tüm paydaşlarının ihtiyaçlarını gözeten, sürdürülebilir değer yaratmaya odaklanan şirketlerin uzun vadede daha başarılı oldukları görülüyor. İnsanı daha fazla odağa alan yeni çözümlerle, kapitalizmin toplumsal ilerlemeye yardımcı olurken sosyal eşitsizlikler yaratmasının önüne geçilebileceğine inanıyorum. Koç Topluluğu olarak sürdürebilirlik vizyonumuzu bu nedenle “Geleceğe. Birlikte” sloganıyla duyurduk. Tüm markalarımızın kurumsal varlık sebeplerini kârlılığın ötesinde bir toplumsal amaca dayandırmaları ve bu amaca bilfiil hizmet etmeleri gerektiğine samimiyetle inanıyoruz. Bu duruş, Vehbi Bey’in “Ülkem varsa ben de varım” sözüyle ortaya koyduğu kurucu ilkenin bugüne tercümesidir. Günümüzde bilhassa gençler, satın alma tercihleriyle tüm şirketleri benzeri bir tavrı benimsemeye zorluyor. Yatırımcılar da sürdürülebilirlik metriklerini şimdiden finansman kararlarının odağına almış durumdalar.”

Ali Y. Koç şöyle devam etti: “Hedefini günü kurtarmak olarak belirleyenlerin geleceği olamaz. Yarınlara ilişkin bir hayal kurmanız ve onun için hep beraber topyekûn çabalamanız gerekiyor. Montaigne’in meşhur sözünü hatırlayalım: Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yardım edemez. Geleceği daha müreffeh, daha istikrarlı, daha mutlu daha yaşanabilir potansiyeline fazlasıyla ulaşmış hatta aşmış Türkiyesi tabii ki hepimizin ortak hayali… İçinde bulunduğumuz kısır çekişmelerden hızlıca kurtularak, o bu şu demeden bu güzel ülkenin kıymetini bilerek, kısa, orta, uzun, çok uzun vadede en sağlam şekilde bu ülkenin en milletin en hak ettiği şekilde var gücümüzle çalışmalıyız. Bu ulus tarihte en zor zamanlarda neler yapabileceğini göstermiştir.”