Gıda 2000 Dergisi

Ayçiçeği sektör raporu

Dünya yağlı tohum üretiminde ayçiçeğinin payı ortalama % 8 civarında bulunuyor. Dünya yağlı tohum üretiminin yaklaşık 100-110 bin tonu ticarete konu oluyor.

TC Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü

Dünya yağlı tohum üretimini (2007-2012) gösteren Tablo1’de, soya yağlı tohumunun, pamuk, ayçiçeği, kolza, yerfıstığı gibi diğer yağlı tohumlu bitkilerinin toplam üretiminden bile fazla miktarda üretilerek en önemli yağlı tohum olduğu görülmektedir. Dünya yağlı tohum üretiminde ayçiçeğinin payı ortalama % 8 civarındadır. Dünya yağlı tohum üretiminin yaklaşık 100-110 bin tonu ticarete konu olmaktadır.

bitkisel yağlar 1
Tablo 1. Dünya yağlı tohumlar üretimi (Milyon Ton), Kaynak: USDA * Tahmin

 

2007-2012 dönemine ait dünya bitkisel yağ üretimini gösteren aşağıdaki tablodan, palm yağı üretiminin her geçen yıl artış göstererek soya yağı üretimini de geride bıraktığı görülmektedir. Dünya bitkisel yağ üretiminin % 30’u palm yağı ve ancak % 8,6’sını ise ayçiçeği yağı oluşturmaktadır.

Tablo 2. Dünya bitkisel ham yağ üretimi (Milyon Ton), Kaynak: USDA * Tahmin

 

Oil World verilerine göre 1990 yılında 90,5 milyon ton olan dünya yağ üretimi 2010 yılında 175,6 milyon ton olarak (hayvansal yağlar dahil) gerçekleşmiştir. 2009/10 döneminde dünyada üretilen yağlı tohumlu bitkilerin ve hayvansal yağların % 75’inin gıda amaçlı, % 13’ünün yem ve kimyasal yağ, % 12’sinin ise biodizel üretimi amaçlı kullanıldığı belirtilmektedir.

Dünya yağlı tohum üretiminde ilk sırada yer alan ABD’yi sırasıyla; Brezilya, Arjantin, Çin ve Hindistan takip etmekte olup, söz konusu beş ülkenin dünya üretimindeki payı yaklaşık % 70 seviyelerindedir. Dünya bitkisel yağ üretiminde ise ilk sırayı Endonezya almakta, onu sırasıyla; Çin, Malezya, AB-27, ABD, Arjantin ve Brezilya izlemektedir. Dünya bitkisel yağ üretiminin yaklaşık 65 bin tonu ticarete konu olmaktadır.

Üretim

Dünya üretimi

Oil World kaynaklı verilere göre, 2010/11 sezonunda dünya yağlık ayçiçeği tohumu üretimi 33,6 milyon ton, ekim alanı 24 milyon hektar, verimi ise 1,4 ton/ha olarak gerçekleşmiştir. 2011/12 sezonunda üretim 39,5 milyon ton’a, ekim alanı 25,8 milyon hektara ve verim 1,53 ton/ha yükselmiştir. 2012/13 sezonunda ekim alanlarında bir değişim olmayacağı ancak verim düşüşlerinden kaynaklı olarak üretimin 36,3 milyon tona gerileyeceği tahmin edilmektedir. Dünya ayçiçeği ekim alanı, üretim ve verim durumu Tablo 3’de gösterilmiştir.

Tablo 3. Dünya ayçiçek tohumu ekim alanı, üretim ve verim durumu, Kaynak: Oil World Monthly (14 Aralık 2012), (*) Tahmin

 

Tablo 3 incelendiğinde yıllara göre ayçiçeği ekim alanlarında artış olduğunda verimde de artış olduğuna dikkat edilmelidir. Ekim alanı ve verimdeki artışa bağlı olarak üretimde de artış gerçekleşmiştir. Yıllara göre ayçiçeği rekoltesinde gözlenen artışta, hastalık ve zararlılara dayanıklı ve yağ verimleri yüksek hibrit çeşitlerin üretiminin yaygınlaşmasının önemli etkisi olmuştur. Ayçiçeği tarımı dünyada en fazla Ukrayna, Rusya, AB-27 ve Arjantin’de yapılmakta olup bu ülkeler Dünya üretiminin yaklaşık % 75’ini teşkil etmektedir.

Dünya ayçiçeği yağı üretiminde ilk sırada yer alan Ukrayna’yı sırasıyla Rusya, AB-27, Arjantin ve Türkiye izlemektedir.

Tablo 4. Ülkeler itibarıyla ayçiçek yağı üretimi (1.000 Ton), Kaynak: Oil World Monthly (14 Aralık 2012), (*) Tahmini
Türkiye üretimi

Ülkemizde ekimi yapılan yağlı tohumlu bitkiler içinde ekim alanı ve üretim bakımından birinci sırayı ayçiçeği almaktadır. Bugün Ülkemizdeki bitkisel yağların yaklaşık % 70’i ayçiçeğinden elde edilmektedir. Ayçiçeği tarımı daha çok Trakya-Marmara Bölgesi’nde yapılmakta olup, genelde hububat (buğday-arpa-ayçiçeği) ile münavebeli ekim nöbeti hakimdir. Bu bölgede uygulanan fiyat politikalarına bağlı olarak çiftçiler bazen uzun yıllar üst üste bir ürünü aynı tarlaya ekebilmektedir. Eğer çiftçilerin o yıl genel tercihi aynı tarlaya 2 yıl üst üste hububat ekme yolunda ise, ayçiçeği alanlarında aynı yıl için bir azalma gözlenebilmektedir. Özellikle ikinci ürün ayçiçeği tarımı için Ege Bölgesinin çok uygun ve önemli bir potansiyele sahip olduğu dikkate alındığında bu alanlarda buğday-arpa hasadını takiben ayçiçeği tarımının daha geniş olarak yer alması, ayrıca yine pamuk öncesi kolza üretimi ile şeker pancarı ve tütün üretim alanlarındaki muhtemel daralma ile ortaya çıkacak alanlarda ayçiçeği ve kolza üretimine önem verilmesi, 800-900 bin tonu aşan yağ açığımızın kapatılmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Bölgeler itibariyle ve ürün desenleri içinde yağlı tohumlar üretimine yer verilmelidir. Ayçiçeği potansiyel alanının 1.450.000 ha, şu anki üretim alanının ise yaklaşık 600.000 ha olduğu düşünülürse, aradaki 850.000 ha’lık alan artışı ve ortalama verimi olan 170 kg/da ile sadece ayçiçeğinde 1.450.000 ton üretim değerine ulaşılabilecektir. Yıllar itibariyle Türkiye ekim alanı, üretim ve verim durumu tablo 6’da verilmiştir.

Yağlık ayçiçeği ekim alanları son on yıl ortalamasına göre 580 bin hektar civarında olup, son yıllarda 650 bin hektara çıkmıştır. Üretim son iki yılda 1.170 bin ton olarak gerçekleşmiştir. 2006 yılında ekim alanında önemli değişimler olmamasına rağmen üretimin 1.010 bin ton olması, hibrit çeşitlerin kullanımı ve iklim şartlarının uygun olması ile ilgilidir. Ülkemizin ayçiçek yağı üretim durumu Tablo 5’de görülmektedir. Son on yılın ortalaması 487 bin ton civarında olup, tohum üretimindeki artışa paralel olarak yağ üretimimiz de son yıllarda artış göstermiş ve 700 bin ton seviyelerinde gerçekleşmiştir.

Tablo 5. Türkiye ayçiçek yağı üretimi, Kaynak: Oil World Monthly (14 Aralık 2012), (*) Tahmini

Ticaret

Dünya ayçiçeği ticareti

Dünya ayçiçeği tohumu ihracatının yaklaşık yarısını AB-27 ve Ukrayna gerçekleştirmektedir. Dünya ayçiçeği tohumu ithalatı ise son beş yılın ortalamasına göre 1.7 milyon ton olup, ithalatta ilk sırayı ülkemiz almakta, onu AB-27 izlemektedir. Dünya ayçiçeği yağı ihracatı son altı yılın ortalamasına göre yaklaşık 4,8 milyon ton civarında olup, ihracatın yaklaşık yarısı Ukrayna tarafından yapılmaktadır. En önemli ithalatçı ülkeler AB, Hindistan ve Mısır’dır. Dünya ayçiçeği tohumu ve yağı ithalat ve ihracat miktarları Tablo 6’da gösterilmektedir.

Tablo 6. Dünya ayçiçek tohumu ve yağı ithalat ve ihracatı, Kaynak: Oil World Monthly (14 Aralık 2012), (*) Tahmini
Türkiye ayçiçeği ticareti

Ülkemizde yağlı tohumların ekiliş eğilimi gösterdiği yıllarda bile, artan nüfus ve buna bağlı olarak kişi başına tüketimin artması sebebiyle, üretim tüketimi karşılayamamıştır. Böylece giderek artan yağ açığı ortaya çıkmış ve bu açık ithalat yolu ile giderilmiştir. Bazı yıllarda ithal edilen hamyağ rafine edildikten sonra ihraç edilmiştir. Türkiye’nin yağlık ayçiçeği tohumu ve ayçiçek yağı ithalat ve ihracat miktar ve değerleri aşağıdaki tablolarda verilmiştir.

Ayçiçeği tohumu ithalatına ilave olarak işlenmiş ve ham ayçiçeği yağı ithalatı yapılmakta olup, ithalat miktarı dünya fiyatlarının durumuna göre yıldan yıla değişim göstermektedir. Mevcut tohum ve margarin işleme kapasitemizin % 50 civarında kullanıldığı dikkate alındığında, bu ithalatın tohum olarak yapılması, atıl kapasitenin kullanılmasını sağlayacağından işlenmiş ham yağ yerine, ayçiçeği tohum ithalatına öncelik verilmesi ülkemize büyük bir kazanç sağlayacaktır. Ayrıca, ihraç amaçlı ithalatın (Dahilde İşleme Rejimi) teşvik edilmesi bu kurulu kapasitenin değerlendirilmesi açısından da önem arz etmektedir. Türkiye yağlık ayçiçeği tohumu ithalatının yaklaşık yarısını Bulgaristan’dan, diğer bölümün büyük bir kısmını ise Ukrayna, Romanya, Rusya ve Moldova’dan, ayçiçeği yağı ithalatının yine yaklaşık yarısını Ukrayna’dan, diğer bölümün büyük bir kısmını ise Rusya, Arjantin, Romanya ve Bulgaristan’dan yapmaktadır. Ayçiçek yağını en fazla ihraç ettiğimiz ülkeler Irak, İsrail, Yemen, Suriye ve KKTC’dir. 1995 yılında imzalanan GATT anlaşması çerçevesinde ülkemiz, ithalatta tüm tarife dışı engelleri kaldırarak tek vergiyi (G.V.) taahhüt etmiş ve bu verginin oranını da ayçiçeğinde (tohumluk olan ve tohumluk olmayan) % 30 ve ayçiçek yağında ise % 40 olarak belirlemiştir. Ancak 10 yıl içinde bu vergi oranı % 10 azaltılarak, 2004 yılında ayçiçeğinde % 27 ve ayçiçek yağında % 36 G.V. oranı taahhüt edilmiştir. Halen ithalatta bu üst seviyeler uygulanmaktadır.

Tüketim

Dünya ayçiçeği tüketimi

Dünya ayçiçek yağı tüketimi 14,5 milyon tona ulaşmıştır. Bu miktarın 3,5 milyon tonu Avrupa Birliği ülkelerinde, 2,3 milyon tonu Rusya’da tüketilirken Türkiye yaklaşık 800 bin ton ayçiçek yağı tüketmektedir.

Türkiye ayçiçeği tüketimi

Ülkemizin yıllık yağlık ayçiçeği kırma kapasitesi 1.700.000 tona, yıllık ayçiçek yağı tüketimimiz ise 800 bin tonun üzerine yükselmiş bulunmaktadır. Son beş yıl itibariyle Türkiye’nin ayçiçeği kırma kapasitesi ve ayçiçek yağı tüketimi Tablo 7’de verilmiştir.

Tablo 7. Kırma kapasitesi ve ayçiçek yağı tüketimi (Bin Ton), Kaynak: Oil World Monthly (14 Aralık 2012), Trakyabirlik (*) Tahmini

Fiyatlar

Rafine yağlar için belirli bir piyasa fiyatı bulunmamaktadır. Gösterge olması açısından dökme rafine ayçiçeği yağı fiyatı için ham yağ fiyatlarına 150 $/mt civarında bir rafine maliyeti + kar ilave etmek mümkündür. 2007/08 sezonunda yağlık ayçiçeği tohumu ve ham ayçiçeği yağı dış piyasa fiyatları yaklaşık 3 misli bir artış göstermiştir. Bu artışın temel sebepleri olarak;

*Dünya ayçiçeği üretimindeki gerileme,

*Arjantin’de Mart 2008 başlayan ve 3 ay devam eden grevler nedeniyle ihracatın sekteye uğraması,

*Ukrayna’da Mart 2008 sonuna doğru uygulamaya konulan ve Haziran 2008 ortasında biten ayçiçeği yağı ihracat kotaları,

*Ukrayna’da Nisan 2008 sonunda ortaya çıkan ve ancak Haziran 2008 ortasına doğru çözülebilen kontaminasyon (yağa mineral-yağ karışması) meselesi,

*Diğer hububat, yağlı tohumlar ve bitkisel yağlardaki rekor artışlar,

*Dünya petrol fiyatlarının 150 $/Varil seviyelerine kadar çıkması ve diğer finans elemanlarındaki artışlar, gösterilebilir.

2008/09 sezonu başından itibaren petrol fiyatlarındaki düşüşler ve dünya yağlık ayçiçeği üretiminde oluşan yaklaşık 5 milyon ton civarındaki artış ile fiyatlar normal düzeyine çekilmiştir. 2010/11 sezonu başında dünyada yaşanan ekonomik krizin ve emtia fiyatlarındaki artışın da etkisiyle fiyatlarda bir artış olmuşsa da 2011 sonu itibariyle Rusya ve Ukrayna’da üretim sezonun başlamasının etkisiyle fiyatlar da bir gevşeme görülmeye başlamıştır.

BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün ((FAO) 2012-2021 Tarımsal Öngörüler Raporunda, ham petrol fiyatlarındaki değişimler, zorunlu bioyakıt uygulamaları ve güçlü gıda talebi nedeniyle önümüzdeki on yılda yağlı tohum ve türevleri fiyatlarında nominal artış olacağı beklentisine yer verilmektedir.

Türkiye fiyatları

Alım fiyatları: Ülkemizin gerek bitkisel yağ üretiminin tüketimi karşılayabilecek duruma getirilmesi, gerekse çiftçilerin emeğinin karşılığını alabilmesi amacıyla uygulanmakta olan yağlı tohumlu bitkiler üretimini teşvik politikası çerçevesinde yağlık ayçiçeği 1969 yılından itibaren Devlet Destekleme alımları kapsamında tutulmuştur. Ancak 1994 yılında uygulanan ekonomik istikrar programı çerçevesinde destekleme kapsamından çıkarılmıştır. Tarımda başlatılan yapısal reformlar ve destekleme yöntemlerindeki değişiklikler kapsamında; hem birliklerin veya alım yapan kuruluşun dünya fiyatından ürün almasını sağlamak, hem de üreticinin mağduriyetini gidermek amacıyla 1999 yılı ürünü yağlık ayçiçeğinde uygulanmaya başlanan prim sistemi halen devam etmektedir.

Ayçiçeği politikaları

AB ayçiçeği politikaları

1991 reformu ile başlayan, 1992 Mc Sharry reformu ile devam eden ve Gündem 2000 ile revize edilen alan esaslı ödemeye dayanan AB yağlı tohum sektörü politikası 2006 yılına kadar yürürlükte kalmıştır. AB 2006/2007 döneminden itibaren “Tek Ödeme Sistemi (The Single Annual Payment)” olarak adlandırılan ve tüm tarım destekli üretimden, bağımsız desteğe dönüştürülen bir yapıyı deklare etmiştir. 2013/2014 yılına kadar yürürlükte kalacak bu yeni sistem Lüksembourg anlaşması veya Franz Fishler Reformu olarak adlandırılmaktadır. Avrupa Birliği’nde buğday verimi baz alınarak Ayçiçeği üreticilerine 63 €/Ton Doğrudan Ödeme desteği yapılmaktadır. Avrupa Birliği’nin en büyük yağlık ayçiçeği üreticisi Fransa’da, son üç yıl 650 Kg/Dekar buğday verim ortalaması ile ayçiçeği üretimi yapan bir işletmenin alacağı destek miktarı yaklaşık 41 €/Dekar’dır (63×650/1000). Buğday verim ortalaması ülkelere göre değiştiğinden, Avrupa Birliği’ndeki buğday verim ortalaması yaklaşık 500 Kg/Dekar olarak hesaplanmak suretiyle, ayçiçeği üreticisi yaklaşık ortalama 31,5 €/Dekar destek almaktadır. Dünyada, ülkelerde uygulanan desteklemelerden çok, önemli ihracatçı ülkelerdeki ihraç vergileri ön plana çıkmaktadır. Halen, yağlık ayçiçeği için Ukrayna’da % 12, Rusya’da % 20 ve Arjantin’de % 32 ihracat vergisi bulunmaktadır. Neticede, bu en büyük üretici ülkeler, doğrudan ayçiçeği ihracatı yerine, vergiler yoluyla yurtiçinde kurulu kırma fabrikalarına yeterli hammadde temin etmekte ve katma değer sağlayan ham ayçiçek yağı ve rafine ayçiçek yağı ihracatını desteklemektedir.

Türkiye’nin ayçiçeği politikaları

Ülkemizde ayçiçeği ile ilgili politikalar; tarımsal desteklemeler ve tarife kontenjanı uygulamaları ile sürdürülmektedir. Tarımsal desteklemeler ise alan bazlı destekler, havza bazlı destekler, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) uygulamaları ve tarım sigortası desteği şeklinde uygulanmaktadır.

Alan bazlı destekler: Alan bazlı destekler olarak yağlı tohumlu bitkileri üreten üreticilere dekar başına 2009 yılında 5,40 TL mazot desteği ve yine 5,40 TL kimyevi gübre desteği verilmiştir. 2010 yılında ödenen mazot ve kimyevi gübre destekleri ise ayrı ayrı 5,50 TL olarak ödenmiş, 2011 yılında ise uygulanacak desteklerin de ayrı ayrı 6,0 TL olması kararlaştırılmıştır.

Havza bazlı destekler: Ülkemizde prim uygulamasına ilk defa 1993 yılı ürünü kütlü pamukta başlanmış ve daha sonraki yıllarda zeytinyağı, yağlık ayçiçeği, soya fasuyesi ve kanola da prim ödemelerine dahil edilmiştir. AB Ortak Tarım Politikalarına uyum sağlamak, üretimi kayıt altına almak, vergi gelirini artırmak, üreticiyi korumak, tüketimi artırmak, sanayiciye dünya fiyatlarından hammadde sağlamak amacıyla yağlı tohumlara (ayçiçeği, soya fasulyesi, kanola, yerfıstığı, aspir) prim verilmektedir.

Sektörün sorunları ve çözüm önerileri

Türkiye’de bitkisel yağ sanayinin temel sorunu, hammaddede dışa bağımlılıktır. Ülkemizde bitkisel sıvı yağ tüketiminin önemli bir kısmını yağlık ayçiçeğinden elde edilen ayçiçek yağı oluşturmaktadır. Yurtiçinde tüketilen 700 bin ton civarındaki ayçiçek yağının sadece 400-450 bin tonu ülkemiz üretiminden karşılanmaktadır. Aradaki yağ açığı yağlık ayçiçeği tohumu ya da ham ayçiçek yağı ithalatı yoluyla kapatılmaya çalışılmaktadır. Ayçiçeği tarımı Trakya Bölgesindeki alanlar dışında (Orta Anadolu’da) daha çok çerezlik ayçiçeği üretimine yönelik yapılmaktadır. Ayçiçeği tarımı için uygun ekolojik koşullar olmasına rağmen ekim alanı artırılamamaktadır. Bu sorunun aşılabilmesi için potansiyel olarak Karadeniz Bölgesi’nin iç kısımlarında yer alan iller ile İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan Konya, Aksaray ve Karaman gibi illerin sulanabilen alanlarında ayçiçeği tarımı yapılabilir. Ayçiçeğinin özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde şekerpancarı ile ekim nöbetine girmesi veya şekerpancarı ekiminin sınırlandırıldığı alanlarda bu bitkinin yerine ekilmesi ülkemiz ayçiçeği üretiminin artmasına önemli katkıda bulunacaktır. Aynı şekilde Ege Bölgesi’nde buğday-arpa hasadını takiben ayçiçeğinin daha geniş olarak yer alması da ekim alanı artışına katkı sağlayacaktır.

Ülkemizde ayçiçeğinde hibrit tohum kullanım oranı hemen hemen % 100 seviyesinde olmasına rağmen ekimi yapılan hibrit çeşitlerin yağ oranları düşüktür. Oysa Rusya ve Ukrayna gibi ülkelerde ayçiçeğinde hibrit tohum kullanım oranı yaklaşık % 60’lar oranında olmasına rağmen, kullanılan çeşitlerin yağ oranlarının çevre koşullarının da etkisi ile yüksek olması nedeniyle bu ülkeler dünya ticaretinde önemli yere sahiplerdir. Üreticinin Ayçiçeği hibrit tohum kullanım düzeyleri açısından Rusya ve Ukrayna ile diğer komşu ülkeler Bulgaristan ve Romanya’yı izlemesi yararlı olacaktır. Bu konuda yağ oranları yüksek hibrit tohumların kullanımı artırılmalı ve ekolojik koşullara, bölgelere uygun olarak üretilmeleri sağlanmalıdır. Ayrıca yağ oranı, birim alan verimi yüksek çeşitler geliştirme çalışmalarına önem verilerek, yağ oranı yüksek hibrit çeşitleri geliştirilmesi bu sorunların aşılmasında üreticiye oldukça kolaylık sağlayacaktır. Son yıllarda artan rafine ayçiçek yağı ihracat potansiyeli ve biyodizel sektöründen gelecek talepler de dikkate alınırsa ülkemiz yağlık ayçiçeği üretiminin en az 2,0-2,5 milyon ton olması gerekmektedir. Ülkemiz yağlık ayçiçeği kırma kapasitesi 1-1,5 milyon ton seviyesinde olup, hammadde yetersizliği ve ithal ham ayçiçek yağı ile rekabet edilememesi nedeniyle bu kapasitenin en fazla % 50’si aktif olarak kullanılabilmektedir. Son olarak halen ülkemizde daha çok Linoleik tip ayçiçeği üretimi yapılmaktadır. Buna karşın son yıllarda özellikle ABD, Fransa ve İspanya’da hem kızartmalık için uygun ve daha sağlıklı, hem de biyodizel için uygun Oleik tip ayçiçeği üretimi yaygınlaşmaya başlamıştır. Türkiye’de de oleik tip ayçiçeği üretimi yaygınlaştırılmalı ve desteklenerek teşvik edilmelidir. Trakyabirlik bu bağlamda, son birkaç yıldır uyguladığı çalışmalarla Oleik tip ayçiçeği üretimini teşvik etmektedir.

Exit mobile version