İş hayatında büyük başarılara imza atsak, takdir toplasak da bazen içimizden yükselen o ses her şeyi bir kenara itebiliyor. Pek çok profesyonel, ulaştığı zirveyi kendi yetkinliği yerine “şans eseri oldu” veya “doğru zamanda doğru yerdeydim” gibi cümlelerle geçiştirme eğilimi gösteriyor.
“‘Başarılıyım ama tamamen tesadüf…’ gibi cümleler, iş yaşantısında bireylerin karşısına görünmez bir engel olarak çıkıyor. Aslında bu durum kişinin başarısını kendi yeteneğiyle değil sadece şansla elde ettiğine inanarak her an bir ‘sahtekar’ gibi yakalanma korkusu yaşaması nedeniyle ortaya çıkıyor.” İmposter Sendromu olarak bilinen bu psikolojik süreç, bireylerin ulaştığı başarıyı sahiplenmesine mani olurken, profesyonel gelişimde aşılması gereken en büyük zihinsel zorluklardan biri olarak görülüyor.

Ceres Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan ‘Yeterince İyi Değilim Sandım’ kitabı başarının önündeki bu görünmez engelin kökenine inerek pek çok davranışın altında yatan temel nedenleri gün yüzüne çıkarıyor.