Gıda 2000 Dergisi

Gıdalarda stabilizatör(gam) katkılara bakış

Stabilizatörler; gıda maddelerinin üretiminde arzu edilen yapıyı oluşturmak, belli yapının bozulmasını engellemek veya iyileştirmek amacıyla kullanılan gıda katkı maddeleridir.

Prof. Dr. Özlem TOKUŞOĞLU / Celal Bayar Üniversitesi, Gıda Müh. Böl.
Giriş 

Stabilizatörler, gam (gum), zamk gibi isimlerle de bilinen hidrokolloid yapılı maddeler olmaktadırlar ve gıdalarda çok çeşitli fonksiyonları olan maddelerdir. Hidrokolloidler olarak da ifade edilmekte olan stabilizatörler; gıda maddelerinin üretiminde arzu edilen yapıyı oluşturmak, belli yapının bozulmasını engellemek veya iyileştirmek amacıyla kullanılan gıda katkı maddeleri olmaktadırlar. Stabilizatör gıda  katkı maddelerinden bazıları, gastrointestinal sistemde onları fermente edebilen belirli mikroorganizmaların büyümesini teşvik edebilmekte, ilaç taşıma sistemlerinde yer alabilmekte ve kozmetoloji sektöründe de son derece önemli kullanım alanlarına sahip olmaktadırlar.

 

Şekil 1.  Doğal hidrokolloidler (Doğal stabilizatörler/doğal gamlar), (Tokuşoğlu, 2025)

Teknik olarak sakız formatlı maddeler gamlar olarak adlandırılmaktadır, gam terimi başlangıçta, bitkilerden sızan viskoz, jelatinimsi doğal maddeleri tanımlamak için kullanılmaktaydı; gamlar kalınlaştırıcı ve/veya jelleştirici özelliklere sahip, dağılabilir veya suda çözünebilen polimerik karbonhidratlardır. Kolloidal yapıları ve hidrokolloid özellikleri nedeniyle bu maddeler “hidrokolloidler” olarak da bilinmektedir (Şekil 1,2). 

Şekil 2. Hidrokolloidler (Stabilizatörler)

Hidrokolloidler veya hidrofilik bileşikler, gıda sistemlerinin viskozitesini, dokusunu ve raf ömrünü iyileştirmek için çeşitli gıda formülasyonlarında yaygın olarak kullanılır. Unlu mamuller, dondurma, tatlılar, kekler, şekerlemeler, salata sosları, reçeller ve jölelerde yaygın olarak kullanılırlar. Gıdaların yapısını korumaya destek olan stabilizatörler; yağ  ve su emülsiyonlarının ayrılmasını önleme, dondurulmuş gıdalarda buz kristallerinin oluşumunu engelleme, yarı akışkan gıdalarda ingrediyen meyve parçacıklarının dibe çökmesini engelleme amaçlarına haiz olan gıda katkı maddeleri olmaktadırlar.

Yenilebilir stabilizatörler, ağırlıklı olarak karbonhidrat ve proteinlerden oluşan ve gıda matriksinde kıvam artırma veya jel oluşturma potansiyeline sahip suya çözünebilen polimerlerdir. Yenilebilir stabilizatörler, elde edildikleri kaynağa bağlı olarak bitkisel, hayvansal, mikrobiyal ve deniz yosunu bazlı olmak üzere dört kategoriye ayrılmaktadır. Fiziksel özellikleri, kimyasal yapıları, gıda profilleri ve fonksiyonel özellikleri kaynağa bağlı olarak önemli ölçüde değişkenlik gösterir.

Her ne kadar stabilizasyon, kıvam artırma ve jel oluşturma, yenilebilir gamların klasik işlevleri olsa da, her biri gıda sistemlerine uygulandığında özgün ve ayırt edici avantajlar sunmaktadır. Çeşitli odunsu ağaçların veya bitkilerin dallarından ve gövdelerinden, hayvan hücrelerinden ve atıklarından, mikroorganizmalar tarafından salgılanan veya deniz yosunları gibi alglerden elde edilen özsular (exudates) olarak da bilinmektedir (Şekil 1).

Biyolojik kaynaklardan çıkarılan ve değişik arıtma işlemlerine tabii tutulan hidrokolloidler, gıda endüstrisinde geniş bir kullanım alanına sahiptirler. Uygun koşullar altında, yapıştırıcı, koyulaştırıcı, emülsifiye edici, su bağlayıcı ajan olarak görev yapmaktadırlar. Bu hidrokolloidlerden gam arabik (arap gamı/akasya gamı), karaya gam ve tragakant gamı bitki reçinelerinden; karragenan, agar ve aljinatlar deniz yosunlarından ve guar gam ile keçi boynuzu gamı ise, ağaçların tohumlarından elde edilirler (Şekil 1.) Bitki ekstraktları değişik metoksilasyon derecelerine sahip pektinler içermektedirler. Selüloz gamları, nişastaların modifikasyonuna benzer şekilde, fonksiyonel özelliklerini geliştirmek için kimyasal olarak işlenebilirler.

Uluslararası gıda kodeksi (CAC) tarafından yapılan gıda katkı maddeleri sınıflandırılmasında, gam adı altında bir sınıf oluşturulmamıştır. Ancak söz konusu maddeler yukarıda belirtilen fonksiyonları doğrultusunda “jelleştirme ajanları” ve “kalınlaştırıcılar” olmak üzere iki ana sınıf altında toplanmaktadırlar. Hidrokolloidlerin birçoğu molekül içinde birleşmiş olarak kalsiyum, potasyum, magnezyum ve bazen de diğer metalik katyonları bulunduran anyonik veya nötral kompleks ve dallanmış heteropolisakkaritlerin bir grubunu oluşturmaktadırlar.

Yenilebilir stabilizatörlerin uygulamaları 

Gıda endüstrilerinde yenilebilir stabilizatörlerin uygulamaları, gıda sistemine yapı sağlama ve duyusal özellikleri iyileştirme konusundaki kayda değer rolleri nedeniyle hızla artmaktadır. Yaygın kullanımda nişasta, çorba ve soslarda kıvamı artırmak amacıyla kullanılır; alginat, mayonez formülasyonunda emülsiyonu stabilize etmek için uygulanır ve pektin, istenen dokuyu sağlayabilme yeteneği nedeniyle reçel ve jöle üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Yenilebilir stabilizatörler; antikanser, anti-inflamatuar, antioksidan ve immünomodülatör özellikleri nedeniyle tıbbi uygulamalarda da kullanılmaktadır. Arap gamı (gam arabik/akasya gamı), kan basıncındaki ani artışları önleyen antihipertansif aktivitesi ile tanınırken; konjak glukomannanın prebiyotik aktivitesi bağırsak sağlığını desteklemekte ve guar gamın yüksek lif içeriği tokluk hissi sağlayarak aşırı besin alımını azaltmaktadır. Ayrıca, yenilebilir gamlar, yenilebilir filmler ve kaplamalar gibi gıda ambalajlamasında da araştırılmakta ve geniş bir yelpazedeki gıda ürünlerinin paketlenmesinde çoklu işlevler üstlenmektedir.

Yenilebilir stabilizatörlerin diğer fonksiyonel özellikleri arasında et ve süt ürünlerinde yağ ikamesi olma, şekerlemeler ve kızartılmış gıdalarda kaplama maddesi olma, biyolojik etken maddeleri zorlu ortam koşullarından korumak amacıyla kapsülleme ajanı olma, dondurma veya yoğurt veya tereyağı gibi süt ürünlerinde emülsifiye edici ajan olma, bulanıklık oluşturan içeceklerde berraklaştırıcı ajan olma, fonksiyonel gıdalarda prebiyotik özellik verici olma, fırınlanmış ürünler ve havalandırılmış şekerlemelerde köpük oluşturucu ajan olma, oral tablet ve kapsüllerin kontrollü salınımı için ilaç taşıyıcı ajan olma fonksiyonları yer almaktadır (Şekil 3).

Şekil 3. Yenilenebilir stabilizatörlerin fonksiyonel özellikleri

Yenilebilir gamlarda bulunan yükler, çözeltide çözünürlük derecesini ve su moleküllerine olan ilgiyi belirleyerek moleküller arası etkileşimleri artırır. Gam-çözücü etkileşimi; hidrojen bağları, hidrofobik etkileşimler ve çapraz bağlanma gibi kovalent olmayan fiziksel bağlarla gerçekleşir. Polimerik zincir ile çözücü arasındaki bağlantının sürekli bir şekilde bir araya gelmesi, başlangıçta viskozitenin artmasına, ardından üç boyutlu (3D) bir matriksin oluşumuna yol açar.

Stabilizatörlerin kaynakları ve sınıflandırılması 

Gıda stabilizatörleri, çıkarıldıkları kaynaklara bağlı olarak farklı fiziksel özelliklere ve kimyasal bileşimlere sahiptir. Yenilebilir stabilizatörler, gıda endüstrisindeki uygulamalarını belirleyen çok sayıda özelliğe sahiptir. Yenilebilir stabilizatörler; doğal kaynaklı, modifiye edilmiş ve sentetik üretilmiş olarak sınıflandırılır.

Doğal gamlar, doğada bulunan gamlardır. Kendi içerisinde ağaç sızıntıları ve ekstraktları,  tohum veya kökler, deniz yosunu ekstraktları olarak ayrılır. Doğal gamlar içerisinde: gam arabik, karaya gamı, guar gam, agar, keçiboynuzu gamı, karragenan önem arz eder. Modifiye edilmiş gamlar yarı sentetik gamlar olarak bilinir. Bunlar da kendi içerisinde selüloz türevleri, nişasta türevleri, mikrobiyal gamlar olarak sınıflandırılır.

Örnek olarak ise modifiye nişastalar, ksantan gam, dekstran, metil selüloz verilebilir. Modifiye edilmiş gamlar arasında yer alan mikrobiyal gamlar, mikroorganizmalardan elde edilen gamlardır. Sentetik gamlar ise gıdalarda kullanılmamaktadır. Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nde kullanım alanları ve miktarları ayrıntılı bir şekilde belirtilmiştir. 

Bitkisel kaynaklı yenilebilir stabilizatörler, üretim tekniğine göre gam özütleri, tohum stabilizatörleri ve yumrular olmak üzere alt sınıflara ayrılır. Bitkisel kaynaklı stabilizatörler; gam eksüdatları, tohum gamları, yumru bazlı gamlar olmak üzere üç kategoride incelenmektedirler (Şekil 1).

Eksüdasyon bazlı bitkisel kaynaklı stabilizatörler: Eksüdasyon, stresli koşullar altında ağaçlar tarafından benimsenen kendiliğinden bir savunma mekanizmasıdır. Sakız eksüdatları, kabuğun epidermisinin bir delinme veya kesikle yaralanması sonucu salınan yapışkan bir sıvıdır. Sıvı kurur ve enfeksiyonun ilerlemesini ve gereksiz nem iletimini azaltmak için amorf, camsı ve sert bir sakız haline gelir. Sakız verimini en üst düzeye çıkarmak için ağaçlar kasıtlı olarak kazıma veya delme yoluyla hasar görür. Arap sakızı (gam arabik/akasya gamı), gatti gamı, kaju gamı ve tragakant gam, bu işleme yöntemiyle elde edilen önem arz eden stabilizatörler olmaktadır.

Tohum bazlı bitkisel kaynaklı stabilizatörler: Doğal tohumlardan elde edilen ve matrisi güçlendirmek için kullanılan hidrokolloidler olarak sınıflandırılan polisakkaritlerdir. Tohumda bulunan galaktoz ve mannoz oranı, çıkarılan materyalin fizikokimyasal özelliklerini belirler Tohum bazlı stabilizatörler arasında guar gam, tara gamı, keçiboynuzu gamı ve keten tohumu gamı önem arz eder.

Yumru bazlı bitkisel kaynaklı stabilizatörler: Bitki bazlı gamların son alt sınıflandırmasını oluşturur ve gıda sistemleri için gerekli mükemmel özellikler sunar; özellikle de diğer yenilebilir stabilizatörlerin aksine zengin diyet lifi içeriğiyle tanınır. Yumru kökler, alerjen içermediği için gıda ürünlerinde yenilebilir stabilizatör olarak pratik uygulamaları kolaylaştırır. Konjak glukomannan önem arz eden örnektir.

Mikroalgler ve deniz yosunları (makroalgler), yenilebilir stabilizatörlerin potansiyel bir kaynağı olarak hizmet eden, bitkisel öğelerdir. Önem arzeden mikroalgal ve deniz yosunu kaynaklı yenilebilir stabilizatörler; agar agar, karagenan ve aljinat/aljinik asit tuzu ve furselerandır. Endüstriyel alanda gıda maddesi veya katkı maddesi olarak, kozmetik ürünlerde, gübre ve hidrokolloid üretiminde stabilize edici ajanolarak algler kullanılmaktadır. Mikroalgal ve deniz yosunu (makroalgal) kaynaklı stabilizatörlerin jelleştirme, askıda tutma, stabilize etme, kıvam arttırma, bağlama, arındırma, enkapsüle etme, kaplama ve köpük kırma özellikli uygulama alanları bulunmaktadır.

Hayvansal kaynaklı yenilebilir stabilizatörler olarak kitin, kitosan ve jelatin önem arz etmektedir. Kitin ve kitosan, mantarların, karideslerin ve diğer deniz kabuklularının hücre duvarlarından elde edilen en yaygın kullanılan hayvansal kaynaklı yenilebilir stabilizatörlerdir. Kitin, kitosan ve ilgili monomerleri ile oligomerleri, çeşitli gıda endüstrilerinde katkı maddesi olarak kullanılan antigastritik ve hipokolesterolemik özelliklere sahiptir, ayrıca antikarsinojen etkili olup kanser önleyici ilaç uygulamaları ve gıda desteklerinde de yer almaktadır. Emülgatör, berraklaştırıcı madde, probiyotik madde, koyulaştırıcı ve stabilizatör madde olarak, antioksidan olarak ve gıda ikamelerinin üretiminde de kullanılabilmektedirler.

Mikrobiyal kaynaklardan elde edilen yenilebilir mikrobiyal stabilizatörler, belirli mikroorganizmalar için en uygun koşullar altında bakteri, maya ve küfler tarafından sentezlenen polisakkaritlerdir. Mikrobiyal kaynaklı yenilebilir sakızlar kolayca ölçeklendirilebilir ancak gelişmiş ekipman, vasıflı iş gücü, yüksek kaliteli hammaddeler ve hassas mikrobiyal suşlar gerektirir. Mikrobiyal stabilizatörler, çeşitli kaynaklardan elde edilen diğer yenilebilir stabilizatörlerle oldukça biyolojik uyumludur ve bu da yenilebilir stabilizatörlerin sinerjik kullanımını kolaylaştırır. Mikrobiyal kaynaklardan elde edilen yenilebilir stabilizatörler arasında önem arz edenler ksantan gam, gellan gam, pullulan, kürdlan, skleroglukan dekstran olmaktadır ve bunlar gıda endüstrisinde, sağlık ve ilaç endüstrisinde hedefe yönelik amaca hizmet eder.

Yenilebilir stabilizatörlerin ilaç taşıma sistemlerinde kullanım özellikleri 

Geleneksel ilaç verme yöntemleri, özel taşıyıcılar kullanılmaksızın icra edildiğinde; aktif maddenin oral, intravenöz, dermal veya kas içi uygulaması gibi klasik yaklaşımları içerir. İlaç taşıyıcıları, aktif maddelerin kontrollü salınımına olanak tanıyarak ilaç stabilitesini artırır ve aktivite kaybını en aza indirir. İlaç hedefleme yaklaşımları, ilaçların hastalık bölgelerine, yani vücuttaki belirli dokulara veya hücrelere hassas bir şekilde hedeflenmesine dayanır ve böylece etkilenmemiş bölgeler üzerindeki etkiyi en aza indirir. Bu yaklaşımlar, ilaçların patolojik bölgelerde birikmesine yol açarak tedavinin etkinliğini artırır. İlaç taşıyıcıları, özellikle kanser tedavisi bağlamında, tedavilerin etkinliğini artırmada potansiyel olarak devrim niteliğinde yeni bir yaklaşımı temsil etmektedir. Doğal kaynaklı polimerler, ilaç taşıyıcı tasarımında sentetik polimerlere göre avantaj sağlayan çeşitli önemli özellikleri sergiler. Polisakkaritler gibi biyopolimerler kullanan nanokompozitlere dayalı ilaç taşıyıcıları önem arz eder. Kitosan ve selüloz dahil olmak üzere bu doğal polimerler, biyolojik uyumluluk ve biyolojik olarak parçalanabilirlik özellikleriyle karakterize edilir ve tıbbi uygulamalar için etkindir. İlgili nanokompozitler, nano katkı maddeleri eklenerek özelleştirilebilir ve yağ formlu nano katkıların ilavesi lipofilik maddelerin etkili bir şekilde taşınması için oldukça etkindir. 

Yenilebilir stabilizatörlerin güvenliği  

Yenilebilir stablizatörler, sağladıkları çok sayıda yararlara rağmen, ticari uygulamalarının artırılabilmesi yönünde bazı zorlukları söz konusudur. Yenilebilir stabilizatörler, doğal kaynaklardan elde edildiğinden, kimyasal bileşimlerinde değişkenlik gözlenmekte ve bu durum standartlaştırma gerekliliğini doğurmaktadır. Yenilebilir stablizatörlerin fiziksel ve kimyasal özellikleri ayrıca ürünün görünümü, tadı ve genel kabul edilebilirliğini etkilediği için optimizasyon çalışmalarına ihtiyaç bulunmaktadır.

Doğal kaynaklardan elde edilen yenilebilir stabilizatörler, Genel Olarak Güvenli(GRAS) olarak kabul edilmekte ve tüketici sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunmamaktadır. Bununla birlikte, gıda ürünlerine dahil edilebilecek gam miktarına ilişkin yasal düzenlemeler mevcut değildir. Gıda endüstrisinde yenilebilir stabilizatörlerin son uygulamaları arasında, vegan ürünlerin orijinal ürünlerle aynı dokusu ve ağız hissi ile formüle edilmesi ve kızartılmış gıdaların kaplanarak yağ emiliminin azaltılması çalışmaları başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Tüketici taleplerindeki değişim ve pazar trendleri doğrultusunda yenilebilir stablizatörlerin uygulanması için yeni teknikler geliştirilmeye devam etmektedir. 

Referans

Tokuşoğlu Ö.  2025. Gıda Stabilizatörleri: Kimyası Teknolojisi ve Uygulama Alanları. Dora Yayıncılık. Ltd. 333 Sh.  ISBN: 978-605-247-578-2.

 

Exit mobile version