Felsefi sorularla “Yabancı”nın dünyası

“Yüzlerce felsefe ve bilim-kurgu eserinden alınan ilhamın özgün bir tarza kanalize edilmesiyle ortaya koyduğum ilk romanım Yabancı, alanındaki eksikleri giderip daha ileriye taşımayı hedefliyor. Yabancı, hikâyenin başından sonuna gizemi tam olarak çözülemeyen ve bir filozofun sonsuz yürüyüşünü temsil eden bir kahramanı temsil ediyor. İnsanları hayata karşı daha serin olmaya ve hayatın gerçek derinliklerini keşfetmeye çağırmaya adanmış bir ruha sahip Yabancı.”

Sokak Kitapları Yayınları’ndan çıkan Yabancı, Felsefe Öğretmeni-Yazar Safa Aldemir’in ilk romanı. Çok sevdiği öğretmenlik mesleğinden sudan sebeplerle ihraç edilip, dünyalar tatlısı ve neşelisi eşinin de vefatıyla geçirdiği sarsıntıları; kendi geliştirdiği bir bilgisayar oyunu ile teskin etmek ister bir şekilde. “Bu karanlık dünyayı değiştiremiyorsam daha iyisini kendim kodlayabilirim” diye düşünür yabancılaştığı bu dünyadan elini ayağını çekmek isterken… Bu nedenle yıllarca süren yazılımcılık ve yapay zeka eğitimi konusundaki çalışmaları sonucu “İkinci Hayat” adlı bir oyun kodlar. Yapay zekalarla gerçek kullanıcıların etkileşimine dayanan bu oyun, gerçek kullanıcıların sabotajları sonucu kullanılmaz bir hal alır.

Baştan aşağı klasik ve modern etik tartışmalarını destekleyen eser, İkinci Hayat’ta uyanan, bilinç kazanan Alis adlı karakter sayesinde; Yabancı’nın kendi dünyasında ne denli bilinçli olduklarını sorgulamasıyla düğümlenir. Acaba bizler de mi bir çeşit “bot”uzdur? Öyleyse özgür bireyler olarak bilinçlenmemizin şartı nedir? Özgür ve kötü bir karakter mi yoksa bilinci kapalı “iyi” bir karakter mi daha iyidir? Daha onlarca felsefi soru romandaki çeşitli karakterler özelinde masaya yatırılıyor.

Yazar hakkında 
Yazar Safa Aldemir, 2004 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü’nden 2008’de mezuniyetine bir yıl kala ayrıldı. Hayatı yeterince açıkladığına inanmadığı ve kendisini felsefe alanında daha iyi ifade edeceği için 2009 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü girdi.
Ailesinin olumsuz yaklaşımına rağmen tüm koşulları zorlayarak, bu bölümden başarıyla mezun oldu. Aynı yıl öğretmen olarak Van’a atandı. Her zaman “akıntının tersine” yüzmeye çalışarak sıra dışı bir öğretmenlik performansı sergilemeye çalıştı. Bugün 11. yılında hâlâ aynı heyecan ve yaratıcılıktan ödün vermeden mesleğine devam ediyor.