Humm Organic; kraker ve grissiniden kahvaltılık gevreğe, kurabiyeden keke, her damak zevkine hitap eden çok geniş bir ürün portföyüne sahip. Humm Organic Genel Müdürü Şirin Işık sorularımızı yanıtladı.
-Sayın Işık, Humm Organic nasıl doğdu, hikayeniz nasıl başladı?
Humm Organic, 2017 yılında, kendi annelik deneyimlerinden ilham alan üç başarılı kadın tarafından, çocuklarının sağlıklı beslenmesine adanmış tutkulu bir misyonla kuruldu. Ana hedef, öncelikle çocukların sağlıklı beslenmesine katkıda bulunmaktı ki, bugün halen aynı hedefle, daha fazla çocuğun organik, sağlıklı ve temiz içerikli ürünlere erişimini artırmak için çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz % 100 organik ve sağlıklı atıştırmalıklarla her ne kadar çocuklar için yola çıkmış olsak da kısa sürede, yetişkinlerin de ilgisini çekmeyi başardık. Bu sayede, pazarda önemli bir yer edindik ve lider markalar arasına yerleştik. Bugün itibariyle Humm Organic, diyet yapanlardan sporculara, vegan beslenenlerden ve glüten hassasiyeti olanlara kadar geniş bir kitlenin gözdesi haline geldi.
-8 yıl sonra Humm Organic’te neler gelişti?
Humm Organic’in misyonu ve ürün geliştirme vizyonu değişmedi. Tüm ürünlerimizi “temiz beslenme”ye uygun formüle ediyoruz. Hiçbir katkı maddesi içermeyen, % 100 organik Humm’lar bu özellikleriyle gelişme çağındaki çocukların beslenmesinde önemli rol oynamaya devam ediyor. Kraker ve grissiniden kahvaltılık gevreğe, kurabiyeden keke, her damak zevkine hitap eden çok geniş bir ürün portföyümüz var. Şeker ilavesiz, renklendirici ve koruyucu içermeyen sağlıklı atıştırmalıklarımıza; pazarda bir ilki temsil eden portakallı ve çilekli organik kurabiyeleri ekledik. Öyle ki çilekli kurabiyenin bir benzeri yok, portakallı kurabiyenin ise organiği yok… Yani Türkiye’de bir ilk. Portakal tozu, çilek püresi, organik buğday unu ve elma suyu gibi tamamen doğal bileşenlerle hazırlanan Humm kurabiyeleri, gıdalara tat ve koku vermek amacıyla kullanılan aroma vericileri dahi içermiyor. Ürünlerimizin tamamı temiz içerikli olmanın yanı sıra glütensiz ve vegan seçenekler de sunuyor. Geçtiğimiz yıl ürünlerimizle; Feed the Future Yarışması’nda “Organik Çocuk/Bebek Ürünü” kategorisinde, Gıda Plus Yarışması’nda “En Yenilikçi Atıştırmalık” kategorisinde, Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından verilen sürdürülebilir gıda ödüllerinde ise “İnovasyon” kategorisinde ödüle layık görüldük. Bu ödüller markamızın yenilikçi gelişiminin somut bir kanıtı niteliğinde.
-Dünyada ve Türkiye’de 2025 organik gıda trendleri neler olacak?
Tüketicilerin daha uzun ve sağlıklı yaşam isteğiyle birlikte “daha iyi yaşam odaklı markalar” öne çıkacak. Özellikle alerji gibi sağlık sorunları için özel formüle edilmiş ürünlerle kişiselleştirilmiş deneyimler sunulacak. Sürdürülebilir beslenme kapsamında yerel üreticilerle işbirliği artacak ve mevsiminde taze sebze-meyve tüketimi önem kazanacak, böylece karbon emisyonları azalırken besin değerleri korunacak. İşlenmiş ürünler yerine doğal haline yakın, katkısız gıdaların tercih edildiği temiz beslenme yaklaşımı yaygınlaşacak. Kimyasal ilaç ve sentetik gübre kullanılmayan, besin değeri yüksek, organik besinler daha fazla talep görecek.
Tüm bunlara ek olarak; bitki bazlı ürün çeşitliliği artacak (süt ürünleri, et alternatifleri, protein kaynakları), sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir ambalajlar yaygınlaşacak, gıda üreticileri, perakendeciler, kamu kurumları ve STK’lar arasında işbirlikleri artacak. Türkiye’de organik atıştırmalık pazarı henüz doygunluğa ulaşmamış durumda ve büyüme trendini sürdürüyor. 2025’te küresel trende paralel bir büyüme öngörülüyor. Bu gelişmeler hem gıdaya hem de çevreye yaklaşımımızda bir dönüm noktası olacak.
-Bu trendlere göre Humm Organic’in gelecek planı nasıl şekilleniyor?
2025 odağımız, daha çok inovasyonu tüketicilerimizle buluşturmak olacak. Bu yılın ve hatta sonrasının başlıca trendlerinden biri olacak, “kişiselleştirilmiş deneyimlere” ve “kişiye özel ürünlere” odaklanacağız. Beslenme dünyasında çok daha fazla sürdürülebilirlik, temiz beslenme ve organik besin söylemlerini duyacağız. Bizim de önceliklerimiz bu 3 alanda inovasyonlarımızı gerçekleştirmek olacak. 2025’te de büyümemizi sürdürerek, mevcut kanallardaki başarımızı pekiştirirken henüz yer almadığımız alternatif kanallara da ulaşmayı hedefliyoruz. Bu güçlü büyümeyi, tüketicilerimizin beklentilerine yanıt veren yenilikçi ürünlerimizle desteklemeye devam edeceğiz. Dünyadaki ve pazardaki gelişime paralel olarak 2025’in ilk 6 ayında kayıpsız bir şekilde sürdürmeyi ve hatta geçmiş yıllarda olduğu üzere büyümeyi hedefliyoruz.





