Aktaşlar Lezzet Grubu; Nelipide ve Pideor markalarıyla restoran işletmeciliği yapıyor, dondurulmuş pide, lahmacun ve pizza üretimiyle 40’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Aktaşlar Lezzet Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Aktaş, sorularımızı yanıtladı.
-Sayın Tamer Aktaş, Aktaşlar Lezzet Grubu’nun kuruluş öyküsünü ve faaliyet alanlarını anlatabilir misiniz?
1981 yılında Ordu’da, 40 kişilik mütevazı bir pide salonuyla lezzet yolculuğumuza başladık. Babamızdan miras kalan pidecilik geleneğini devralarak, Karadeniz’in eşsiz tatlarını Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmayı hayal ettik. Bugün Aktaşlar Lezzet Grubu olarak; Nelipide ve Pideor markalarımızla restoran işletmeciliği yapıyor, dondurulmuş pide, lahmacun ve pizza üretimiyle 40’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. 2015 yılında kurduğumuz üretim tesisimizle dondurulmuş gıda alanında profesyonel üretime adım attık. Soğuk zincir teknolojilerimiz sayesinde Lufthansa’dan Delta Airlines’a kadar pek çok havayolu şirketinde gökyüzünde bile lezzet sunuyoruz. Türk mutfağını global sofralara taşıma vizyonumuzla, kalite ve samimiyet ekseninde büyümeye devam ediyoruz.
-Bünyenizde hangi ürün ve markalar yer alıyor?
Portföyümüzdeki geleneksel tatları modern dokunuşlarla harmanlayarak tüketicilerin beğenisine sunuyoruz. Üretim tarafında, Aktaşlar Lezzet Grubu altında Ordu pidesi ve lahmacun başta olmak üzere çeşitli dondurulmuş ürünler geliştiriyoruz. Nelipide markamız, gurme pide konseptiyle restoran hizmeti verirken; Pideor ise daha hızlı servis anlayışıyla, fast-food tarzında lezzetler sunan zincir markamız olarak öne çıkıyor. Ürün yelpazemizde kıymalı, kuşbaşı kaşarlı, karışık peynirli pide, vegan lahmacun ve margarita pide gibi farklı damak tatlarına hitap eden seçenekler yer alıyor. Ayrıca private label üretimlerimiz sayesinde Türkiye’deki zincir marketler ve global perakendeciler için özel markalı ürünler üretiyoruz. Tüm ürünlerimizde, geleneksel lezzetlerimizin özünü koruyarak kalite ve özgünlüğü ön planda tutuyoruz.
-Yeni ürün ve Ar-Ge çalışmalarınız var mı? Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?
Geleneksel lezzetlerimizi geleceğe taşımak adına Ar-Ge bizim için kritik bir rol oynuyor. Uzman Ar-Ge ekibimiz, değişen tüketici beklentilerini yakından takip ederek yenilikçi ürünler geliştiriyor. Örneğin; bitki bazlı beslenme trendine yanıt olarak geliştirdiğimiz vegan lahmacunumuz, Uluslararası Lezzet Ödülleri’nde “En Yenilikçi Vegan/Vejetaryen Ürün” ödülünü kazandı. Yakın zamanda piyasaya sunmayı planladığımız ürünler arasında PizzaCup, Wrapmiss ve PizzaRoll gibi yenilikçi lezzetler bulunuyor. Tüm ürünlerimizi eksi 40 derecede şoklama teknolojisiyle dondurarak, tazeliğini ve besin değerini maksimum düzeyde koruyoruz.
-Ürünlerinizin yurtdışına ihracatı ile bilgi verir misiniz?
ABD, İngiltere, Almanya, Japonya, Tayvan ve Suudi Arabistan başta olmak üzere 40’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Ciromuzun yüzde 70’i ihracattan elde ediyoruz. BRC, IFS ve Helal sertifikalarımızla uluslararası standartlarda üretim yapıyoruz. Eksi 40 derecede şoklama ve çok katmanlı ambalajlarla ürünlerimizin tazeliği koruyoruz. Lufthansa, Delta Airlines ve Singapur Havayolları ile gökyüzünde, Costco ve ALDI ile perakendede yer alıyoruz. ABD’de tüm eyaletleri kapsayan bir dağıtım ağı ve İtalya’da yeni bir pide fabrikası ile ihracatımızı büyütmeyi hedefliyoruz.
-Kısa ve uzun vadedeki hedefleriniz ile varsa yatırımlarını hakkında bilgi alabilir miyiz?
Kısa vadede; Nelipide şubemizi Türkiye genelinde yaygınlaştırmak, Giresun’daki yeni fabrikamızla üretim kapasitemizi iki katına çıkarmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. 2025 yılı sonu itibarıyla günlük 1.4milyon adet üretim ve yüzde 75’e yakın ciro artışı hedefliyoruz.
Uzun vadede ise, Karadeniz pidesini tıpkı pizza gibi dünyaca tanınan bir marka haline getirmek istiyoruz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz kapsamında; Giresun ve Balıkesir’deki fabrikalarımıza kurulacak güneş panelleri ile yıllık 140-160 bin kilowatt enerji üretmeyi ve yüzde 20-30 enerji tasarrufu sağlamayı planlıyoruz. Ayrıca Londra’da açılmasını planladığımız pide odaklı fast-food zinciri projemiz için çalışmalarımız sürüyor. Öte yandan önümüzdeki dönemde, ABD genelinde tüm eyaletleri kapsayan bir dağıtım ağı kurmayı ve İtalya’da modern bir pide fabrikası açarak üretim kapasitemizi daha da artırmayı planlıyoruz.
-Gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik, tüm üretim ve iş süreçlerimizin merkezinde yer alıyor. BRC, IFS ve Helal sertifikalarımızla hijyen ve kalite standartlarını güvence altına alıyoruz. Katkı maddesi kullanmadan, yalnızca doğal ve sertifikalı hammaddelerle üretim yapıyor, ürünlerimizi -18 derecede soğuk zincirde muhafaza ediyoruz. Sürdürülebilirlik adına benimsediğimiz sıfır atık politikası ile her yıl 100-150 ton atığı geri dönüştürüyoruz. Enerji verimliliği sağlayan makineler ve güneş panelleriyle karbon ayak izimizi azaltmayı sürdürüyoruz. Ayrıca çalışanlarımızın yüzde 90’ının kadınlardan oluşması, toplumsal eşitlik ve kapsayıcılık adına önemli bir duruşumuzu yansıtıyor.
-Sektörde yaşadığınız sorunlar ve çözüm önerileriniz nelerdir?
Dondurulmuş gıda sektörü, özellikle tüketici taleplerinin hızla değiştiği ve lojistik süreçlerin büyük önem taşıdığı dinamik bir yapıya sahip. Aktaşlar Lezzet Grubu olarak, sektörümüzde karşılaştığımız başlıca sorunlar arasında; yüksek lojistik maliyetleri, soğuk zincirin her aşamada korunmasındaki zorluklar ve global pazarlarda değişen regülasyonlara uyum süreçleri yer alıyor. Bununla birlikte, dondurulmuş ürünlere karşı bazı tüketicilerin hâlâ varlığını sürdüren önyargıları bulunuyor. Bu da sektörümüzün büyümesini yavaşlatan unsurlardan biri.
Bu sorunların çözümünde biz üreticilere önemli görevler düşüyor. Öncelikle; üretimden sevkiyata kadar her aşamada kaliteyi ve güvenliği garanti altına alan sistemlerle çalışıyor, Ar-Ge yatırımlarımızla ürünlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Tüketiciyi doğru bilgilendirmek adına şeffaf iletişim politikaları ve bilinçlendirici kampanyalar yürütüyor, ihracatta ise uluslararası sertifikasyonlara ve yerel regülasyonlara tam uyum sağlayarak pazarlardaki etkinliğimizi artırıyoruz.
Sektör paydaşlarıyla daha güçlü iş birlikleri kurarak ve kamu ile daha yakın çalışarak hem yerel hem de küresel ölçekte daha sürdürülebilir ve rekabetçi bir dondurulmuş gıda ekosistemi oluşturulabileceğine inanıyoruz.
-Son olarak, eklemek istediğiniz bir şey var mı?
40 yılı aşkın bir süredir, ülkemizin geleneksel lezzetlerini sevgiyle yoğurarak dünya sofralarına taşıyoruz ve bundan gurur duyuyoruz. Giresun ve Balıkesir’deki fabrikalarımız, inovasyon odaklı yatırımlarımız ve sürdürülebilirlik politikalarımız sayesinde global pazarda gücümüzü pekiştiriyoruz. Tüketicilerimizin güveni ve iş ortaklarımızın desteğiyle, her lokmada geleneksel tatlarımızın ruhunu paylaşmaya devam edeceğiz.





